Nakşibendi büyükleri azîmetle amel etmeyi tercih etmişler ve mümkün mertebe ruhsatlardan kaçınmışlardır. Zaruret miktarı ile yetinmek azîmettir. Bu yüce davranışa ulaşmak mümkün olmazsa, en azından mübahların dairesini aşıp da şüpheli ve haram olan bir alana kaymamalıdır.
Mücahede etmek, nuru yaymak, nuru yaymak için canını tehlikeye atacak kadar cesaret göstermek fakat başka çare kalmayınca, bütün yollar tüketilince, bir ümmetin, bir milletin seması için, bir zalimin, bir ordunun, bir küfür ordusunun üzerine yürümektir cihad...
Ruhunu buradan almayan bir savaş, bunun için yapılmamış bir harp ancak cinayettir..