Ahrar Mecburlar Yolu

8,0/10  (4 Oy) · 
10 okunma  · 
5 beğeni  · 
1.116 gösterim
Emir Timur, Yıldırım Bayezid, Mirza Şahruh... Üç büyük sultanın gözünden,siyaset, devlet ve kanun...

Uluğ Bey, Kadiza.de Rumi, Cemaleddin el-Kâşi... Üç büyük dâhinin gözünden, ilim, ilerleme ve aydınlanma...

Muhammed Pârisa, Yakub-u Cerhi , Şah-ı Nakşibend... Üç büyük velinin gözünden, variık, yokluk ve hakikat...

Öge Begüm Sultan, Şaâ Mülk Hatun ve Sevgi Hanım... Üç büyük kadının gözünden, aşk, bağlılık ve sadakat.

Halil Sultan, Selman Bey, Kulaksız, Üç büyük erkeğin gözünden, yiğitlik, cesaret ve dürüstlük.

Ve Ubeyduliah Ahrar... İsimleri ve sıfatları toplayıp yeniden tasnif ediyor, ta ki Hak ismi hepsine baş oluncaya kadar...

Çarpıcı bir felsefe,|büyüleyici bir aşk, hayran bırakan bir tarih ve şiddetli bir tasavvuf romanı..lf:Şair romanının yazarından insanlığın tefekkür semasını sarsacak muhteşem bir eser.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2013
  • Sayfa Sayısı:
    640
  • ISBN:
    9789756329894
  • Yayınevi:
    Litera Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oktay Şen 
22 Şub 20:23 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Düşünün ki, ucu sivriltilmiş dev bir kalemi semaya kaldırdım ve indireceğim yerde kalbiniz olacak. yazar bu iddalı sözlerinin hakkını vermiş. gerçekten de büyük bir kitap. Savaşa, aşka, felsefeye dair ne varsa bu kitapta bulabilirsiniz. Önce yazarın 'ŞAİR' romanı okunmalıdır. tadını çıkararak okumanız dileğiyle.

Kitaptan 37 Alıntı

oğuz 
10 Haz 22:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Efendim ben, bir zaman kalbin… Yani onun içimizde olduğunu sanıyordum. Gaflete bakın ki her şey onun içindeymiş.”

Ahrar, Rafet ElçiAhrar, Rafet Elçi
Hatice Doğan 
 10 Eyl 21:12 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şu dünyada her üç kişiden birisi insan olsaydı ne savaş, ne zulüm, ne de açlık olurdu.

Ahrar, Rafet ElçiAhrar, Rafet Elçi
oğuz 
10 Haz 03:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bad-ı sabayı dinle, ruhu derunuma gir,
Sevdanın ateşin duy, fehmet aşkı nedir
Gör sevda ne bi-vefa, bulunmaz çare ona,
Senin dalın titrese benim kalbim incinir.

Ahrar, Rafet ElçiAhrar, Rafet Elçi
Hatice Doğan 
 10 Eyl 21:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Varlık denizinde çırpınmayan balık, yokluk sahrasına düşse gerektir. "

Ahrar, Rafet ElçiAhrar, Rafet Elçi
Vakt-i hazan 
06 Haz 02:39 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

''Leyli’nin yolunda kelbliğe baş koyduk da benim şahım, o diler aslan eder, ister kaplan eder.''

Ahrar, Rafet ElçiAhrar, Rafet Elçi
Hatice Doğan 
10 Eyl 21:43 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"İşte o yokluğu anlatamam. Ve saatlerce bu halde kalıyorum, sabah olunca da ödevim yetişmiyor. "

Ahrar, Rafet ElçiAhrar, Rafet Elçi
Oktay Şen 
22 Şub 20:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

aşk bir insan ruhuna misafir olduğunda, onu kendi rengine boyar. Ruhunun yüceldiği doğru değildir; ruhu yüce olduğu için misafiri aşktır. Şimdi farklı bir renge boyanmışsa, vereceği hükümlere aşk karışmış demektir. Onun gözlerinin kör olduğundan ve gerçekleri göremediğinden söz edilemez. Onun gözleri açılmıştır daha yüksek bir perdeden görür.Daha doğrusu gördüğü hakikat ''gerçekler'' denen gölgeleri kendi nuruyla örtmüştür. bir aşığın felakete doğru sürüklenmesi, bir güzelin gözlerinde talihinin söndüğünü göremeyecek kadar kör olmasından değildir. zira o felaketini görür ve fakat bunu ister. Çünkü aşk gelmiştir ve geriye kalan hiçbir şeyin, kendilerine ait değeri yoktur. âşık, güneş'e bakar 'neredesin?' der. Acıkır ama sofraya önce "O" otursun diye bekler. tek başınadır oysa ve "sofra" dediği şey, kuru ekmek ve sudur. fakat "o" önce geçip oturunca, o kuru ekmek bir ziyafet tabağına ve o su kan kırmızı bir şaraba dönüşür.

Ahrar, Rafet ElçiAhrar, Rafet Elçi
Vakt-i hazan 
 05 Tem 23:35 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bir Veli İnsanlardan Yüz Çeviremez
・・・
--- Bu mesele kafirlerle, müminler arasındaki bir mesele midir?
--- Öyle gözüküyor.
--- Hayır öyle değildir. Bu mesele müminlerle, müminler arasındaki bir meseledir. Uyaran müminlerle, yani kurtuluşta olanlarla, uyarmayan müminler arasındadır yani Allah'ın peygamberine, onları şiddetli azap ile uyar dedikleri arasında...
--- Fakat o zaman Ashabı Kehf uyarmamıştı.
--- Onlar kafirlerin korkusundan mağaraya sığınmış, diğerleri şehirde kalıp mücahedeye devam etmişlerdi.
--- Hangi diğerleri? Surede diğerlerinden bahsetmiyor.
--- Surede şehrin nasıl Müslüman olduğundan da bahsetmiyor ama bu kendi kendilerine Müslüman oldular demek değildir. Çünkü kim tebliğ ulaşmadan Müslüman olmuştur? İşte onları Müslüman yapanlar diğerleridir. Onlardan umudu kesip mağaraya sığınanlar ise uyarmaktan imtina edenlerdir.
--- Fakat onlar Kur'an'da övülüyor.
--- "Allah' ım beni affet çünkü ben zalimlerden oldum" diyen Yunus aleyhisselam da övülüyor, hatta ona peygamberlik veriliyor. Ama onun şehrini terk etmesi de, Ashabı Kehf'in terk etmesi de övülmüyor. Çünkü Allah kaçanları sevmez. Bir savaş sırasında, daha sağlam bir mevzi edinmek için geri çekilenler müstesna. İşte bu, Muhammed Mustafa'nın yaptığıdır. Mekke'den çıktı, Medine'de bir cephe kurdu. İman cephesi.

Ahrar, Rafet ElçiAhrar, Rafet Elçi
4 /