Adı:
Var Olan
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052023105
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Litera Yayıncılık
“Benlik duygumuzu ve varlık algımızı meydana getiren şey beyin ise, bu beynin idaresi kendi içinde ve kendininse, tabiatı anlamak için tabiatı anlamaya çalışan şey olarak beynim hakkında bu neticeye varmış isem, şu hâlde bir dilemma ile karşı karşıyayım demektir. Tabiatı anlamak için beyne baktım ve orada tabiattaki diğer bütün organizmalar gibi işleyen bir yapı buldum. Şimdi ben beynimi tabiattan ayırt edemem hatta onun işleyişini ve nasıl olup da bu işleyişin neticesinde bir ‘Ben’lik meydana getirdiğini ancak tabiata bakarak anlayabilirim. İşte bu durum bizi eski filozofların üstlendiği sorumluluğu yeniden üstlenmek durumunda bırakmaktadır. Bu da insanı tabiatın tümüyle birlikte anlamaya çalışmak ve dolayısıyla başımızın üzerinde parlayan yıldızlardan ayağımızın altında gezinen karıncalara, cansız madenlerden canlılığın nasıl meydana geldiğine varmak ve evrenin işleyen bütün yasaları ve mekanizmaları içinde işleyen bir mekanizma olarak beynin, bütünün içindeki yerini tespit etmektir. Şayet bunu başaramazsak şu an içinde bulunduğumuz çelişik durum sürmeye devam edecek. Yani tavırlarımızla kendimize ‘Ben’lik atfedip, bu ‘Ben’in kapasitelerini kendimizden bilip evrenin efendisiymiş gibi davranırken, bir taraftan da aslında ‘Ben’ dediğimiz şeyin bir nöron yığınından ibaret olduğu bilgisini yedeğimizde bulunduracağız. Bu sadece felsefenin yozlaşmasına sebep olmaz, bir felsefesi olmadığı için bilimin de başıboş ve dümensiz bir şekilde yol almasına sebebiyet verir.”
Felsefe mi bilim mi? Aklın sınırlarını zorluyor. Dünya bizim için ne kadar sürede yaşanır hale geldi? Biz ne zamandır varız? Duygularımız aslında var olan şeylerin yansıması mı yoksa biz mi keşfettik? Kitapta sayfalarca anlatılan şey nasıl son cümle de anlam bulur. Değerini kazanır. Var olan olduğu için mi varız?
Yazar öyle bir sorularla karşılıyor ki sizi , Resmen acı çekiyorsunuz . Ama sorulara öyle bir açıklama yapıyorki inanıp inanmamak size kalmış . Rafet Elçi’nin okuduğum ilk kitabı Ahrar ‘dı . Ahrar tarih ve tasavvuf ağırlıklı bir kitap ama oradada derin felsefik konular hakimdi . Tasavvuf zaten içinde çok geniş konuları kapsayan bir konu .. Bu kitapta ise Var Olan a nasıl ulaşabiliriz gibi bir netice alabilirsiniz fakat Var olan dediğimiz şeye gitmeden kendinize sormanız gereken hem felsefik hem de bilimsel bi kaç sorular var .. Kitabın en beğendiğim tarzı çoğu felsefe kitaplarının aksine soru cevap niteliğinde olması .. Ayrıca Felsefe ve bilim bir arada .. Sonunda var olana ulaşıp ulaşmamak soruları kavramanıza bağlı .. Kitabı tavsiye eder miyim tabi ki Evet . Rafet Elçiyi çok severim , düşünceleride çok değerlidir benim için .. Eğer okursanız Keyifli okumalar diyor ve sözlerimi sonlandırıyorum ..
Şu halde 'Düşünüyorum! ' sözü oldukça iddialı ve yanlış bir sözdür. Doğrusu ' Beynimde düşünülüyor' olmalıdır.
Yani yasasızlıkların birleşmesinden yasalar doğuyor, rastlantılar bir araya gelerek zorunlukları belirliyor, saçmalıkları birleltirirsen mantık, düzensizliklerden düzen beliriyor demek.
Rafet Elçi
Sayfa 22 - undefined

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Var Olan
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052023105
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Litera Yayıncılık
“Benlik duygumuzu ve varlık algımızı meydana getiren şey beyin ise, bu beynin idaresi kendi içinde ve kendininse, tabiatı anlamak için tabiatı anlamaya çalışan şey olarak beynim hakkında bu neticeye varmış isem, şu hâlde bir dilemma ile karşı karşıyayım demektir. Tabiatı anlamak için beyne baktım ve orada tabiattaki diğer bütün organizmalar gibi işleyen bir yapı buldum. Şimdi ben beynimi tabiattan ayırt edemem hatta onun işleyişini ve nasıl olup da bu işleyişin neticesinde bir ‘Ben’lik meydana getirdiğini ancak tabiata bakarak anlayabilirim. İşte bu durum bizi eski filozofların üstlendiği sorumluluğu yeniden üstlenmek durumunda bırakmaktadır. Bu da insanı tabiatın tümüyle birlikte anlamaya çalışmak ve dolayısıyla başımızın üzerinde parlayan yıldızlardan ayağımızın altında gezinen karıncalara, cansız madenlerden canlılığın nasıl meydana geldiğine varmak ve evrenin işleyen bütün yasaları ve mekanizmaları içinde işleyen bir mekanizma olarak beynin, bütünün içindeki yerini tespit etmektir. Şayet bunu başaramazsak şu an içinde bulunduğumuz çelişik durum sürmeye devam edecek. Yani tavırlarımızla kendimize ‘Ben’lik atfedip, bu ‘Ben’in kapasitelerini kendimizden bilip evrenin efendisiymiş gibi davranırken, bir taraftan da aslında ‘Ben’ dediğimiz şeyin bir nöron yığınından ibaret olduğu bilgisini yedeğimizde bulunduracağız. Bu sadece felsefenin yozlaşmasına sebep olmaz, bir felsefesi olmadığı için bilimin de başıboş ve dümensiz bir şekilde yol almasına sebebiyet verir.”

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • İlkay Şal
  • Tuğberk Çakır
  • Esra Yasin
  • N.
  • Ertan YAVUZ
  • Adım Yok Benim
  • Demlendirici Krem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0