·
Okunma
·
Beğeni
·
2047
Gösterim
Adı:
Şair
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756329900
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Litera Yayınları
Baskılar:
Şair
Şair
Şaire ve şiire tapan insanların yaşadığı uçsuz bucaksız bir çöl... Acımasız toprakların şekillendirdiği yakıcı bir güzellik ve onu elde etmek için birbirine kelamın kılıcını çekmiş iki efsane şair. İnsanların sözlerine Allah?ın sözlerinin karışmasıyla neticelenen dramatik bir yarışma...

Arka planında Doğu Roma, Sasani ve Batı Türk imparatorlukları arasındaki dünya harbinin yaşandığı bu dram, kadim Arap dininin ve Arap töresinin son günlerine ağıtlar yakan bir putperestin diliyle anlatılıyor.

Bir söz için yaşayıp bir söz için ölen insanların dünyasına düşen yakıcı sözler... Başdöndürücü şiirler eşliğinde yaşanan unutulmaz bir doğu masalı. Persler, Doğu Romalılar, Türkler, Ermeniler, Gürcüler, Agvanlar, Avarlar, Çinliler ve Araplar, kısacası kadim dünyanın kadim halkları bu masala şahitlik ederken kendileri adına kendileri konuşuyorlar. Bu romanın bir cevap olması için; doğunun cevabı.
(Tanıtım Bülteninden)
544 syf.
Bundan yıllar önce idi; bizzat tanımadığım bir kişi, sosyal medya üzerinden bana bir mesaj atmış ve Rafet Elçi’nin Şair romanından söz etmişti. Bir hocası tarafından üniversitede okutulduğunu falan yazmıştı. O günden beri aklımda olan bir kitaptı Şair.

Aradan yıllar geçti ve roman okumaları yaptığım bir dönemde aldım kitabı. Kısa bir araştırmanın ardından yüksek puanlar aldığını ve beğenildiğini de fark ettim. “Yüzyılın Romanı” olduğunu iddia edenler de vardı; Amin Maalouf’un Semerkand’ına karşı “doğunun cevabı” diyenler de…
Peki, sahiden öyle miymiş?

Yüzyılın romanı olup olmadığı genel bir konudur lakin çok başarılı bir roman olduğunu söylemem lazım. Semerkand’ın Doğulu cevabı mıdır derseniz de, neden olmasın diyebilirim.
Bir romana, kitaba, filme başlarken onunla ilgili söylenen şeyler beklenti oluşturabiliyor. Şayet eserle ilgili söylenenler, gerçekliğin üstündeyse beğeni seviyeniz düşebilir. Şair için böyle bir şey diyemem. Duyup, okuduğum övgülere layık bir romandı.

Ortalama bir kitap okuru için en büyük handikapı, hacmi olabilir. Çünkü 544 sayfalık bir eser. Ancak sıkı ve düzenli okurlar iyi bilirler ki, bir kitabın hacmi bir yere kadar önemlidir. Şair de hacmine rağmen kendini okutabilen bir roman. Öyle ki, sekiz-dokuz günlük bir okuma süresi biçmeme rağmen beş gün içinde bitti.

Şair, Hz. Peygamber döneminde geçiyor. O’nun peygamberliğini ilan ettiği dönemler olduğuna ve Bedir ile Huneyn Savaşları arasını kapsadığına göre demek ki, 610-620 dönemi… Arapçanın en büyük ve genç iki şairi Zeyd ile Tuleyle’nin, o coğrafyanın en güzel kızı Sara için girdikleri bir şiir yarışması var. Fazla ipucu vermek istemiyorum. Sonrasında, Arabistan çöllerinden İran Dağları’na, Türkistan bozkırlarından, Kafkas illerine uzanan muazzam bir, hatta birkaç hikâye…

Rafet Elçi, dönemin coğrafyasını, toplumlarını ve kültürlerini çok başarılı bir şekilde yansıtmış. Arap kabileleri arasında başlayan roman, zaman içinde Farsların ülkesine, oradan da Türk illerine uzanıyor. Bu süreçte sultanlar, beğler, komutanlar, cariyeler, tüccarlar, köleler, esirler, kadınlar, askerler, atlar, develer ve tabii şairler ile aşıklar anlatılıyor.

Bir romanın başarısını belirleyen pek çok unsur vardır. Benim için onlardan birisi, roman bittiğinde, bütün o sahnelerin gözünüzde canlanıyor olması ve adeta bir film seyretmiş gibi hissetmenizi sağlamasıdır. Şair, bunu başarabilen romanlardan birisi…

Şiirin gücü, belagatın derinliği oldukça iyi verilmiş. Dönemin lisanları arasında Arap dili ve Fars dilinin nasıl büyük bir edebiyat kapısı olduğunu, buna mukabil Türkçenin pratik bir dil olup, Türklerin hayat tarzlarının özgünlüğünün oldukça güzel anlatıldığı bir roman olduğunu söylemem lazım.

Sara’nın büyülü güzelliğini derinden hissetmekle kalmıyor, Zeyd’in asaleti ve büyük aşkı, Tuleyle’nin ihtirasla karışık muazzam aşkı ve Çiçek’in bozkır kızlarına özgü emsalsiz bekleyişi… Elbette tüccar Rüstem’de Farsları, Binbaşı Tonga'da Türkleri görebiliyoruz. Roman Peygamber Efendimiz’i de işleyen ancak onu merkeze almayıp, onun çevresinde gelişen hadiseleri kenardan gözleyip anlatan, özel bir dile de sahip. Bir Türk ailesinin o dönemde nasıl olduğundan tutun da, Bizans’tan Avarlara kadar bütün o coğrafyayı ilmek ilmek işleyen bir roman…

Elbette şiiri ve şairliği ön planda tutuyor olmasından kaynaklı, şahane aforizmaların da olduğu bir roman…

Ezcümle, çok beğendiğim, insanda benzer şeyler yazma hissi uyandıran bir eser Şair. Hitabetin, sözün kıymetini vurguluyor ve ne diyordu?

“Bir şairin, dilini anlamayan insanların arasına karışması ne demektir, bilir misiniz?”
544 syf.
·8/10
Arap toprakları, İran, Türk devletleri, Roma ve bu coğrafyaların halkları olan Arapların , Türklerin, Farisilerin, Ermenilerin, Gürcülerin kültürlerini, şairlerin kadim dünyadaki rolünü etkileyici ve sürükleyici bir dille anlatan, güzel bilgiler veren okunacak bir roman
544 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bu yüzyılın klasiklerindendir bence bu eser. Şiirleri bir Arap şairi gibi, metin örgüsünü asırlık romancı gibi kaleme alan Rafet Elçi'nin kendisinin de bir daha aşamayacağıni düşündüğüm bir harikadır Şair.
544 syf.
·Puan vermedi
Şuan bu kitabı okuyorum bu kitabı nasıl anlatmaya başlasam diye kelimeler bulamıyorum o kadar güzel bir kitap öncelikle yer mekan olarak inceleyelim kitap Sasanilerin,Perslerin,İranlıların,Sogdlarin,Arapların ve Türklerin zamanında yazılmış peygamber efendimizin (sav) tevhid inancını yaymaya başladığı zaman diliminde geçen bir kitaptan bahsediyoruz.Olay ise şöyle gelişiyor BETAFANLARIN kabile şairi dilsiz şair ZEYD ve GALLAKLARIN kabile şairi TULEYLE arasında geçip, ŞAHIKLERİN güzel mi güzel, şiirden bile daha güzel olan SARA için cenk ettikleri ,kazananın SARA ile evleneceği bir durum ile başlıyor. Diğer yandan Hz. Muhammedin (sav) 50 yaşlarında olduğu Kuran-ı Kerim-i anlatmaya çalıştığı bir zaman diliminde ve Kuran-ı Kerim-in bir şiir olduğunu söyleyen cahiliye dönemindeki insanları anlatan bir kitap bunu soylerken su ayeti kerime aklima geldi

"Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz."

 "Yok yapamadıysanız, ki hiçbir zaman yapamayacaksınız, o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan, inkârcılar için hazırlanmış ateşten sakının."

Bu ayeti kerime kafirlere adeta meydan okumaktadır ve bunun bir şiirden elbet üstün olduğunu gösteriyorlar zaten Bunu TULEYLE de biliyordu BETEFANLARIN şairleri de biliyordu çünkü şair olanlar sözden kelâmdan anlayan edebiyattan anlayan ravilerdir.

Bu kitap ayrıca benim şiir yazmama da vesile oldu bunu hesabımda paylaştım kitapta ise en sevdiğim alıntı

"VE SEN SARA BIR ŞIIRSIN BIR SAIRIN UĞRUNA OLMEYI GÖZE ALACAĞI TEK SEY"

Bu cümle benim duygularıma tercüman oluyor.
Bu kitap için sizlerde en ufak okuma isteği uyandirdiysam ne mutlu bana okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum sağlıcakla kalın 🤗
544 syf.
·Beğendi·10/10
Şiir, Zeyd'in ağzından dökülendi.
Çiçek ise Allah'ın lutfu.

Şiir bir ağaç, herkes bir yaprak koparıp şiir budur, diyor. İşte Rafet Elçi o şiir ağacını anlatmış, hem de bir "çiçeğin" güzelliğiyle.
544 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Ben Rafet Elçi ‘yi bu kitap ile tanıdım. Şiirleri çok sevmem sebebiyle zaten bu kitabı çok seveceğime emindim ama daha sonra fark ettim ki, kitapta şair/şiirden kasıt çok daha eski dönemlere ait olan, Peygamberimiz Hz. Muhammed dönemlerinin şiir ve şairleriydi. Bu yüzden dili başlarda size zor gelebilir, ama sonra kesinlikle alışıyorsunuz. Bence bu yönüyle farklı olmayı başarmış durumda.

Kitapta, Gallaklar ve Betafan kabilelerinin en iyi iki şairi Tuleyle ve Zeyd 'in, her kitabın olmazsa olmazı destanlara konu olacak güzellikteki Sara ile evlenebilmek için düzenlenen Şiir Yarışması düzenlenmesi, bu yarışma ve daha sonra kahramanlarımızın başına gelenleri, pişmanlıklarını, aşklarını, hüzünlerini anlatmakta. İstemsizce siz de tarafınızı seçiyor, ve yarışma sırasında bu iki büyük şairden birinin kazanması için dua ediyorsunuz. Ancak böyle bahsedince bu kitabın kuru kuruya bir aşk kitabı olduğu, sadece aşktan ibaret olduğu anlaşılmasın. kitapta bir çok millet anlatılmakta, gerek köleliğin gerek ticaretin gerek savaşların gerek İslamiyetin ilk yayıldığı dönemlerin de uzun uzun bahsi geçmekte. Ve en önemlisi eski, İslamiyetten önceki Türkler 'in kültürlerinden, yaşantılarından ayrıntılı bilgiler de ediniyor ve kendimizden de bir şeyler buluyoruz. Kitabın sonu da yine çok güzel, etkileyici bir şekilde bitiyor. Okunmaya değer.
544 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Hiç bitmesin istedim.Ürperdim.burun kemigim sızladı.göğüs kafesim daraldı.zeyd ile uyuyup sara ile uyandım.ağzıma burnuma kumlar doldu.tuleylenin aşkına takılıp çiçek kızın gülümseyişi ile son buldum.
"Ey Tuleyle..bana sırtını dönme!"
544 syf.
·10/10
İnanılmaz güzel tasvirleri vardı. O dönemlere iki önemli şair canibinden bakmak ilginç ve heyecanlıydı. İkisi de çok iyi analiz edilmiş ve yansıtılmış. Sonuna kadar ben olsaydım ne yapardım diye sormak empati yeteneğine de Bi hayli katkıda bulunmakta. Ne olursa olsun kur anın belağatı üstün gelir ve fıtrat daima yüceleri ve yücelerin habibini aramakta. Yol ve yön ona dönmekte... Tam kaybettim dediğinizde ve acz ve fakrınızı anladığınızda Kemal sahibi zat sizi çağırıyor dergahına. siz bir zeyd oluyorsunuz zahirde kaybettiğini sanan ve firak acısıyla yanlızlaşan... Tuleyle oluyorsunuz haksız kazanmanın bedelini ağır ödeyen ve bu uğurda aşkını geride bırakan... Hele bir de sara olursunuz iki mükemmel şair arasında kalıp vuslata eremeden efva ormanlarında ölümü karşılayan... Esaretin kirli ellerine düşmüş şair zarafeti, kahundan ayrılmanın dayanılmaz ızdırabı vb... Şair olmak için şiir gibi yaşamak şiir gibi sevmek lazım...
544 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Betimlemeleri kaliteli. Fakat yazar noktalama işaretlerini özellikle virgülleri çok yanlış yerlerde kullanmış. Dil bilgisi bilmeden kitap yazmak? Belkide bunu bilerek yapmıştır. O kadar bariz şekilde noktalama işareti yapmasının mantıklı olduğunu düşünmüyorum. Kitap kurgusu çok güzel ve kitap akıcı. Doğu'nun güzel bir Tasfiri olmuş.
544 syf.
·1 günde
Olayların akıcılığı ve güzel hikayesiyle okurken zamanı unutturuyor. Bu kitap arap yarım adasında 2 sairin bir kız icin verdikleri siir yarısmasından baslamaktadır.
Acılar, kelimelerin kanatlarına tutunarak kalbini terk etmediği için göğsünün ortasında süpürülmemiş yapraklar gibi birikiyorlardı.
Rafet Elçi
Sayfa 135
Gözleriyle yaratılmışların en baş döndürücüsü olandan şiirin ihtiyaç duyduğu ilham balını çekiyor gibiydi.
Rafet Elçi
Sayfa 150

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şair
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756329900
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Litera Yayınları
Baskılar:
Şair
Şair
Şaire ve şiire tapan insanların yaşadığı uçsuz bucaksız bir çöl... Acımasız toprakların şekillendirdiği yakıcı bir güzellik ve onu elde etmek için birbirine kelamın kılıcını çekmiş iki efsane şair. İnsanların sözlerine Allah?ın sözlerinin karışmasıyla neticelenen dramatik bir yarışma...

Arka planında Doğu Roma, Sasani ve Batı Türk imparatorlukları arasındaki dünya harbinin yaşandığı bu dram, kadim Arap dininin ve Arap töresinin son günlerine ağıtlar yakan bir putperestin diliyle anlatılıyor.

Bir söz için yaşayıp bir söz için ölen insanların dünyasına düşen yakıcı sözler... Başdöndürücü şiirler eşliğinde yaşanan unutulmaz bir doğu masalı. Persler, Doğu Romalılar, Türkler, Ermeniler, Gürcüler, Agvanlar, Avarlar, Çinliler ve Araplar, kısacası kadim dünyanın kadim halkları bu masala şahitlik ederken kendileri adına kendileri konuşuyorlar. Bu romanın bir cevap olması için; doğunun cevabı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 127 okur

  • Aslıhan Demir
  • Sumeyra Yaman
  • Kadri Yalçın
  • Hatice İkbal
  • Zehra
  • Seda Demirkol
  • Arslan Küçükyıldız
  • Deniz
  • Hüda
  • Fatoş

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.5
Erkek
%48.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48.3 (29)
9
%15 (9)
8
%6.7 (4)
7
%3.3 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0