Tahmini Okuma Süresi:
15 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
542
Basım Tarihi:
2011
Yayınevi:
Fanus Yayınları
ISBN:
9789753558617
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10 Bir Eser
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 21:01
Başlamadan önce belirtmeliyim ki şu anda incelemesini okuduğunuz bu kitabın yerli edebiyatımızın en iyi 5 romanından biri olduğunu düşünüyorum. Ve öyle tahmin ediyorum ki Şair'in ilk baskısı yıllar sonra çok ciddi bir değer görecektir. İşte bu kadar kıymetli bir kitap ile karşı karşıyasınız. Şair'in yazarı Rafet Elçi. Kendisi 1979 Bayburt doğumlu. Şair dışında başta Ahrar olmak üzere birkaç tane daha romanı ve birkaç tane fikri eseri ve bir de şiir kitabı bulunuyor. Şair'in ilk baskısı 2011 yılında Fanus Yayınları tarafından yapılmış. Yayınevini ilk defa duydum ve kitabın künyesinde yazdığına göre İz Yayıncılığın bir alt kuruluşu olduğu görünüyor. Bu da bana şunu düşündürdü; demek ki Rafet Elçi'nin bu kıymetli eserini İz Yayıncılık kendisi değil alt kuruluşuna yayımlatmayı uygun görmüş. Burada editöre de ciddi bir eleştiride bulunmak gerekiyor çünkü bu eser öyle alt kuruluşa vesaire bırakılacak bir eser değil. Büyük yayınevlerinin kulakları çınlasın: Ne kıymetli eserleri sırf yazarı popüler değil diye gözden kaçırıyorsunuz. Yayınevi ve editör eleştirimizi de yaptıktan sonra şimdi eserin dünyasına geçebiliriz. Şair'in hikayesi yedinci yüzyılda Arabistan'da başlıyor. İslamiyet yeni gelmiş ve henüz yaygınlaşmamış. Tam da o geçiş dönemi. Arap kabileleri kendi aralarında rekabet hatta savaşlar halinde. Fakat bu bedevî ve sert insanların ortak bir tutkusu var: Güzel ve nükteden konuşma, yani dil sanatı, yani şiir. Evet bu insanlar şiire tutku ile bağlılar ve şairler el üstünde tutuluyor. Ve hatta bu insanlar savaşırken, kılıç şakırdatırken dahi ara verip birbirlerine şiir okuyabiliyorlar. Yani bir kısa şiir molası verip sonra "hadi savaşa devam" diyorlar. “Dilimin mührünü çözüp, kelamın uzun kılıcını sıyırdığımda, mevsimler değişecek.“ Sayfa 62 İşte bu şairlerin
ŞairRafet Elçi · Fanus Yayınları · 2011476 okunma
"Dünya çok güzel Zeyd fakat hayat acımasız."
9/10
·542 syf.··
2024 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 23:07
Puanım: 9.5/10 Sadece okumuş olmak için başladığım bir kitaptı. Ama gerçekten her yönden beni doyuran bir kitap oldu. Bu kitaptan asla bu şekilde bir verim alabileceğimi düşünmemiştim. Kitabımız 7. yüzyılda, Hz. Muhammed'in Araplara peygamberliğini açıkladığı dönemde geçiyor. Kitaba başlarken dini bir kitap okuyacağımı düşünerek başlamıştım, lakin emin olun ki bu düşünce kitabın ana fikrinin yakınından bile geçmiyor. Hikayemiz bu dönemde yaşayan iki şairi ele alıyor. "Dilsiz Şair" lakabıyla tanınan Zeyd, Betafan kabilesine mensup, Tuleyle ise Gallak kabilesine mensup. Zeyd ve Tuleyle, kendi kabilelerinin en büyük şairleri olarak kabul ediliyor. Bu şairlerin yollarını kesiştiren sebep ise güzelliği ile dilden dile dolaşan Sara adında bir kız oluyor. Sara uğruna bu iki şaire bir şiir yarışması tertip ediliyor. Şiir, Araplarda şeref meselesi olacak kadar büyük bir önem görüyor. Bu sebeple yarışmayı kazanan hem Sara'yla evlenecek hem de en büyük şair unvanını koruyup kabilesini gururlandırabilecek. Yarışma son ana kadar çok çekişmeli gidiyor. Gel gelelim bir şair, daha önce hiç duyulmamış, kulakları mest eden sözler söyleyene kadar. Yarışmayı kazanan bir şair oluyor ama iki taraf için de bu bedel ağır oluyor. Kitap üç karakter üzerinden ilerliyor. Her bölümde sırasıyla birinin hikayesi anlatılıyor. Zeyd'i, Tuleyle'yi ve tacir Rüstem'i okuyoruz. Zeyd, daha önce duyulmamış sözler zikretmesine rağmen kendine dair hiç özgüveni olmayan, utangaç olduğu kadar gururlu bir şair olarak karşımıza çıkıyor. Hikaye boyunca Zeyd'in karakter gelişimini resmen ince ince işlenmiş bir şekilde okuyoruz. Tuleyle'nin ise vicdanının kendi içinde verdiği savaşa tanık oluyoruz. Bu kitabı bu kadar değerli kılan en önemli unsur, zaman zaman
ŞairRafet Elçi · Fanus Yayınları · 2011476 okunma
Puan vermedi·542 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
179 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2024 13:57
Kitap çok güzel başta biraz yordu fakat sona doğru çok merak uyandırdı. Kitabın sonunda bitmemişlik hissi verdi. Devam gelecek gibi. Ama Zeyd ve Sara cok masum ve güzeldiniz. Tuleyle acı çekerken İslamiyetle şereflendi.
ŞairRafet Elçi · Fanus Yayınları · 2011476 okunma
9/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2025 198. kitabı
Seni ben Kallavi Sokağı'nda gördüm Sen beni görmedin, görmedin Kapıları çaldım, adını sordum Söylemediler, öğrenemedim Seni ben Kallavi Sokağı'nda gördüm Bir daha görmedim, bilmedim Belma Sebil adını yakıştırdım Aklıma geldikçe her sefer Gözlerinin mavisini bitirdim Saçlarının siyahına başladım Kallavi Sokağı'nda güvercinler Benim karanlık İstanbul'um Bir esnaf kahvesine oturdum Belma Sebil ya geçti ya geçer Rüzgârını içime doldururum Kallavi Sokağı'nda güvercinler Bunca yıl sönmemiş umudum Nisan değilse Mayıs Perşembe değilse Pazar Ben Belma Sebil'i bulurum (Atilla İlhan)
ŞairRafet Elçi · Fanus Yayınları · 2011476 okunma
Şair
Puan vermedi·542 syf.··
2024 1. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 23:56
"Dünyanın çatısı soğuk ve karanlık ormanlarla örtülüdür. Karanlık olduğu için soğuk, ormanlarla kaplı olduğu için sulak, kimseler yaşamadığıiçin ıssızdır. Güneye indikçe karanlıklar loş gölgelere, ağaçlar çalılara, çalılar bozkıra dönüşür. Ağaçlar olmadığı için aydınlık, yeşil olmadığı için soğuk fakat soğuk olmasına rağmen ıssız değildir. Çünkü bozkır, kanatlı atların tercih ettiği sonsuz bir vatandır. Kanatlı atlara ise dünyanın en zorlu adamları hükmeder. Kalbinde dostluk düşünceleri olmayanın yüreğini kaybettiği, yürüyen şehirler vardır burada. " Yazmaya kitaptan sevdiğim bir giriş ile başlamak istedim. Kitapta daha nice güzel cümlelerin birbiri ile söylenmek için sıraya girdiği nice sayfalar var... Kitabımız 7.yüzyıl başlarında Hz. Muhammed'in Peygamberliğini tebliğ ettiği dönemde geçiyor. Ama olay akışı o dönemin tarihini değil anlatılmak istenen asıl ana konuda kalıyor ki bunu çok sevdim yani kitabın başında iki şairi anlatıp ortalarda tarihi bilgi vermek yerine bunlara da değiniyor ancak olaydan kopmuyor. Kitaptaki olay akışı genel olarak ele alacak olursak şöyle başlıyor: iki şairimiz var ve bu iki şair iki farklı kabilenin en büyük şairleri. Zeyd (Dilsiz Şair) Betafan Kabilesi, Tuleyle Gatafan Kabilesinin büyük şairleri. Bu iki şair bir şiir yarışmasında karşı karşıya geliyor çünkü uğruna sözlerini yarıştıracakları ödül "Sara." Zeyd'e zamanında şiirlerini herkesin duyması durumunda başına çok büyük bir felaket geleceğini öngererek uyarıda bulunulmuş ancak Zeyd bu felaket uğruna "Sara" için her ihtimali göze almıştır. Ancak bilemezdi ki bu felaket Sara'yı kaybetmek, ülkesini kaybetmek, gururunu kaybetmekti ve büyüdüğün, aşık olduğun topraklardan çok uzaklara kendini sürgün etmekti... Ve gelelim Tuleyle'ye Tuleyle, Sara'yı kazandı ama bir çok şeyi
2024 Okumalarım
ŞairRafet Elçi · Fanus Yayınları · 2011476 okunma
Kelamın Asil Hali
10/10
·544 syf.·
2022 34. kitabı
Hemen her siyer kitabına Hz. Muhammed öncesi Arap coğrafyası anlatılarak başlanır. Daha sonra peygamber dönemi ve dört halife dönemi Arap coğrafyası ile devam eder bu anlatım. Peki 610-632 yıllarının çok büyük bir kısmında henüz müslüman olmayan kavimlerin gözünden Arap coğrafyasını okumak ister misiniz? Evet diyorsanız o zaman doğru yerdesiniz. Peki aynı yıllarda İran, Bizans, Türk, Çin halklarının birbirleri ile olan mücadelesine tanık olmak ister misiniz? Şair bunun için de tam olarak nokta atışı bir kitap. Hikayemiz aslında iki şairin mücadelesini konu ediyor. Kelimeleri ile savaş çıkartabilecek ya da büyük bir kargaşaya barışı getirebilecek iki şairin mücadelesi desem de olurdu sanırım. Zeyd ve Tuleyle isimli iki şairin yeryüzünün en güzel şiiri denilen Sara için giriştiği yarış kitabımızın ana konusunu oluşturuyor. Kahramanlarımızın kavimlerinin de kendi şairlerini destekleyerek müdahil olduğu bu çekişmeyi okuyoruz aslında. Fakat kitap yaşanan gelişmelerle diğer halkları da içine alacak olaylara gebe oluyor. 7.YY Arap'ı için şiirin önemini hep okumuşuzdur kitaplardan. Genellikle kadın, şarap, yiğitlik, onur, intikam vb temalardan oluşan bu şiirler Arapların en önemli kültür ögelerinden ve temel uğraşlarından biri. Saatlerce susuz kalıp sonra bulunca kana kana içtikleri bir su gibi şiirden tat alan bu insanlar şiirle yaşıyor. O coğrafyada herhangi bir insan düşünelim. O insan ki bir şiirle morali düzeliyor. Bir şiirle dünyaları başına yıkılıyor. Bir şiirle yeniden umutlanıyor. Bir şiirle yaşamına anlam katıyor belki. Malum olduğu üzere Kuran böyle bir coğrafyada şiirlere meydan okudu. Böyle bir coğrafyada tüm şairleri karşısına alıp buyrun benzerini getirin dedi. Ancak Kuran'ın karşısına aldığı şairleri ve niteliklerini daha iyi görmek isteyenler için Şair çok
1000Kitap
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 09:37
ʀᴀғᴇᴛ ᴇʟᴄ̧ɪ, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap dili ve Edebîyatı bölümünde gördüğü eğitiminn çatısı altında Arap coğrafyasına hâkim , tarihi ve kültürel donanımıyla müthiş bir eser kaleme almış. Yazarların,geçmiş zamanları ki bu roman 1400 sene öncesine bir yolculuk;her zaman dikkatimi çekmiş, kurgusu ve anlatımı mukabilinde bende bir adım öteye geçmiş bir kıstas olarak da yer almıştır. İslâmiyetin doğuşunu da kapsayan bu romanda Peygamber Efendimizin peygamberliğini ilan ettiği o yılları bedevi çadırlarından, Mekke ve civarında yaşayayan henüz müslüman olmayan Arapların gözünden bir bakış açısıyla ele almaktadır. Bedir savaşı, Hendek savaşı ve Mekke'nin Fethi gerçekleşmiş İslam dinini müşriklerin ne şekilde karşıladıkları, kabulü ve reddi çerçevesinde yapılan savaşlara da yer verilmiştir. Kâinatın efendisi sevgili peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) 'in orada olduğunu bilmek, ona uzaktan bakmak bir huzur ve yaklaşamamak da bir hüzün verdi diyebilirim. Roman dört ana karakter :Rüstem, Tuleyle , Zeyd ve Sara etrafında dönerken ikinci kısımda Binbaşı Tonga ve Çiçek'gin dahil olmasıylada başka bir coğrafyada devam ediyor. Aynı tarihi bilgiler ve coğrafi hâkimiyet burada da devam etmekte değişen koşullar ve medeniyetler hakkında bilgilerin de hikayenin içinde kusursuzca yer alması görülmektedir. Zeyd ve Tuleyle aynı kıza aşık( Sara) iki genç şair.. Kızını kime vereceğine karar veremeyen babanın çözümü şiir yarışmasında bulması. Arap diyarında şair ve şiir bunun yanında belagat sanatı öyle önem arzediyor ki her kabile kendi şairine bir reis hürmetinde saygı gösterip, onun varlığıyla şereflenmekte , koruyup gözetmektedir. Şiir yarışmasının yapıldığı alanda, sizde Betafanlar, Gallaklar ile birlikte Şahiklerin yurdunda bir köşede oturup olan biteni izlemeye
ŞairRafet Elçi · Ketebe Yayınevi · 2025476 okunma
MUHTEŞEM BİR ROMAN
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2025 171. kitabı
Ben uzun yıllar boyunca bir Türk'ün kaleminden çıkmış böylesine muhteşem bir eser okumadım. Diyebilirim ki Yaşar Kemal'in İnce Memed'inden sonra beni en çok etkileyen bir eser oldu Rafet Elçi'nin Şair isimli kitabı. Görkemli bir kalem, görkemli bir eser okumak isteyenler, hem dili, hem kurgusu, hem de hikayesi ile sizleri alıp sürükleyecek muhteşem bir kitap. youtube.com/watch?v=tr7nK8P...
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma
Puan vermedi·542 syf.··
2025 113. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 12:21
Putperest cahiliye toplumunda şiire tapan ve şairleri adeta bir peygamber gibi kutsal gören iki kabile şairinin mücadelesi ile başlayan uzun soluklu bu roman Huneyn muharebesi ve İslamın silinmez bir nokta koyduğu vakitlere dek devam ediyor. Tuleyle İslam ile şereflenip, kuran ayetleri ile tanışınca şiir diye yüceltilen sözlerin birer safsata olduğunu gören tevhid ehli, Zeyd ise şiire tapmaktan vazgeçmeyen son nefesinde bile inadi küfrüden vazgeçmeyen söz ustası. Şiir muharebesinden hatırında tuttuğu ayetleri okuyarak galip gelen Tuleyle, çok ulvi gördüğü ancak sonlara doğru sıradan bir kadın olduğunu anladığımız Sare' yi elde ediyor . Ancak vicdan muhasebesi mutlu olmasına izin vermiyor zaten imanı da bulunca gerçek aşkın ne olduğunu kavrıyor. Zeyd ise şöhretin yakıcı ateşi ile mağlubiyeti hazmedemeyip terk-i diyar ediyor . Ve kader onu soğuk illere ( Türk diyarına ) sürüklüyor. Pers Rüstem kilit karakterlerden zira gün yüzüne çıkan gerçeği pek çok macera yaşayan Zeyd'e ulaştırıyor . Zeyd intikam ateşi ile dönüyor.Ve ölüm döşeğindeki Sara ile yeniden buluşuyor. Burada ciddi bir hata var ki Sara romana göre İslam'la şereflenmiş ve kabilesi ile hüküm ayetlerini öğrenmiştir. Ancak bu putperest şaire kocam diyerek kollarında ölür. Bu kısım mantığa mugayyir olsa da bu kadar uzun romanda böyle hatalar olur demek mümkün. Romanın sonu ise malesef güzel bir sezon yaptıktan sonra sezon finalinde savsaklayan diziler gibiydi. Şiirler edebi açıdan zayıftı ancak " çevirinin azizliği " diyerek bunu makul görmek mümkün. Merak ögesi daima güçlüydü. Bağlantılar sağlamdı. Kalem nihayetinde güçlü... Herkese keyifli okumalar :)
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma
8/10
·544 syf.··
2019 15. kitabı
Arap toprakları, İran, Türk devletleri, Roma ve bu coğrafyaların halkları olan Arapların , Türklerin, Farisilerin, Ermenilerin, Gürcülerin kültürlerini, şairlerin kadim dünyadaki rolünü etkileyici ve sürükleyici bir dille anlatan, güzel bilgiler veren okunacak bir roman
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma

Yazar Hakkında

Rafet ElçiYazar · 13 kitap
Kanayan Kafesler adlı romanında izlerine rastlanan bir okul hayatı geçirdi. Yani okul kitaplarına tamamen ilgisiz ve okulda okutulmayan kitaplara tam ilgiliydi.  Kemiğe Dayanmış Yaralar (2003) adlı şiir kitabında ilkokul sıralarından üniversite amfilerine kadar yazdığı şiirleri topladı. Üniversiteyi bitirdiğinde basılmış üç kitabı ve birlikte devam ettirdiği bir kaç projesi vardı.  Askerlik vazifesi sırasında Donanma Komutanlığı için dört eseri Osmanlıca aslından sadeleştirdi, kendisinin yayına hazırladığı Kılıç Ali Paşa adlı eser 2006 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından basıldı.  Birisi zengin bir çevreden diğeri fakir bir muhitten gelen iki genç dahinin hikayeleri olan Kanayan Kafesler (2003) ve Kalbimdeki Monarşi’den (2004) sonra bambaşka bir üslupla modern bir psikoloji romanı yazdı (Ruhlar Pipo İçmez 2009).  Aynı yılın Temmuz ayında kitaplardan uzak kalmasına sebep olan iş hayatına son vererek, erteleyip durduğu 3 büyük projesinden ilkini yazmak için çalışma odasına kapandı. Dört ay sonra çıktığında koltuğunun altında Şair (2011) romanı vardı. Daha müsvedde aşamasında adını duyurmaya başlayan bu eser sayesinde hayatının en önemli gayelerinden birine ulaştı: yazarak yaşamak!  Şu an biri senaryo, birisi roman, diğeri editörlük olmak üzere üç projeyi aynı anda yürütüyor. İngilizce, Arapça ve Osmanlıca biliyor.