Tahmini Okuma Süresi:
17 sa. 0 dk.
Sayfa Sayısı:
600
Basım Tarihi:
6 Ağustos 2025
İlk Yayın Tarihi:
2011
Yayınevi:
Ketebe Yayınevi
ISBN:
9786255888600
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 09:37
ʀᴀғᴇᴛ ᴇʟᴄ̧ɪ, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap dili ve Edebîyatı bölümünde gördüğü eğitiminn çatısı altında Arap coğrafyasına hâkim , tarihi ve kültürel donanımıyla müthiş bir eser kaleme almış. Yazarların,geçmiş zamanları ki bu roman 1400 sene öncesine bir yolculuk;her zaman dikkatimi çekmiş, kurgusu ve anlatımı mukabilinde bende bir adım öteye geçmiş bir kıstas olarak da yer almıştır. İslâmiyetin doğuşunu da kapsayan bu romanda Peygamber Efendimizin peygamberliğini ilan ettiği o yılları bedevi çadırlarından, Mekke ve civarında yaşayayan henüz müslüman olmayan Arapların gözünden bir bakış açısıyla ele almaktadır. Bedir savaşı, Hendek savaşı ve Mekke'nin Fethi gerçekleşmiş İslam dinini müşriklerin ne şekilde karşıladıkları, kabulü ve reddi çerçevesinde yapılan savaşlara da yer verilmiştir. Kâinatın efendisi sevgili peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) 'in orada olduğunu bilmek, ona uzaktan bakmak bir huzur ve yaklaşamamak da bir hüzün verdi diyebilirim. Roman dört ana karakter :Rüstem, Tuleyle , Zeyd ve Sara etrafında dönerken ikinci kısımda Binbaşı Tonga ve Çiçek'gin dahil olmasıylada başka bir coğrafyada devam ediyor. Aynı tarihi bilgiler ve coğrafi hâkimiyet burada da devam etmekte değişen koşullar ve medeniyetler hakkında bilgilerin de hikayenin içinde kusursuzca yer alması görülmektedir. Zeyd ve Tuleyle aynı kıza aşık( Sara) iki genç şair.. Kızını kime vereceğine karar veremeyen babanın çözümü şiir yarışmasında bulması. Arap diyarında şair ve şiir bunun yanında belagat sanatı öyle önem arzediyor ki her kabile kendi şairine bir reis hürmetinde saygı gösterip, onun varlığıyla şereflenmekte , koruyup gözetmektedir. Şiir yarışmasının yapıldığı alanda, sizde Betafanlar, Gallaklar ile birlikte Şahiklerin yurdunda bir köşede oturup olan biteni izlemeye
ŞairRafet Elçi · Ketebe Yayınevi · 2025476 okunma
9/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 23:58
Bazı kitaplar vardır, okur bitirir ve kapatırsınız. Bazıları vardır, bittikten sonra asıl o zaman başlar. Şair benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Daha önce İslamiyet’in doğuşuna dair çok şey okudum, izledim. Ama bu kitapta ilk kez olayların tam ortasında değil de biraz kenarında durup, müşriklerin içinden bakma fırsatı buldum. Bu benim için çok farklı bir deneyimdi. Çünkü bu sefer sadece “doğruyu” değil, o dönemde insanların neye neden inandığını da görüyorsun. Ve bu, kitabı bambaşka bir yere taşıyor. O dönemde şiirin ne kadar güçlü olduğunu okurken gerçekten hayret ettim. Şair dediğin kişi bir kabilenin sesi, hatta bazen kaderi. Bir sözle insanları ayağa kaldırabiliyor, bir sözle yıkabiliyor. Ama sonra Kur’an’ın ayetleriyle karşılaşıyorsun ve o güçlü şiirin bile nasıl sönük kaldığını, nasıl geri çekildiğini hissediyorsun. Bu kırılmayı okumak, kitabın en çarpıcı anlarından biriydi benim için. Ve kitap bir yerde durmuyor. Seni alıp başka coğrafyalara götürüyor. Bir bakmışsın Arap çölündesin, bir bakmışsın Türk topraklarında, Tengri inancının içinde. Sonra İran sonra başka yerler. Sürekli bir yolculuk hali. Ama bu sadece mekan değişimi değil zihnin de sürekli hareket halinde. Her gittiğin yerde yeni bir inanç, yeni bir bakış açısı, yeni bir insan tanıyorsun. En çok sevdiğim şeylerden biri de şu oldu: Kitap kimseyi susturmuyor. Müşrikleri dinliyorsun, bir Hristiyan rahibi dinliyorsun,Müslüman olanları dinliyorsun, Tengri inancını dinliyorsun ve hiçbiri basit ya da yüzeysel değil hepsi kendi hakikatini savunuyor. Belki de kitabın en güçlü yanı bu sana tek bir doğruyu dayatmıyor, seni düşünmeye zorluyor. Okurken bu katmanların hepsini fark etmiyorsun belki. Ama kitap bittikten sonra dönüp baktığında şunu diyorsun: “Ben aslında ne kadar zengin bir şey
Edebiyat
ŞairRafet Elçi · Ketebe Yayınevi · 2025476 okunma
Okumayana acil not
10/10
·600 syf.··
2026 21. kitabı
Buraya sayfalar dolusu kelâm yazabilirim zira bu yazar da bu kitap da sayfalar dolusu övgüyü hak ediyor ama sadece şunu yazacağım; okuyun daa, nolur...
ŞairRafet Elçi · Ketebe Yayınevi · 2025476 okunma
Puan vermedi
Şair, 7. yüzyıl Arap coğrafyasında geçen, şiirin ve sözün çok güçlü olduğu bir dönemi anlatan tarihi ve felsefi bir romandır. Roman, çölde yaşayan ve şiire büyük değer veren bir toplumda geçer. Hikâyenin merkezinde Zeyd ve Tuleyle adlı iki büyük şair vardır. Bu iki şair arasında şiir üzerinden büyük bir rekabet başlar. Ancak bu rekabet sadece edebi bir yarış değildir; zamanla inanç, güç, toplum ve insanın anlam arayışı gibi daha büyük meseleleri etkileyen bir mücadeleye dönüşür. Bu sırada arka planda Doğu Roma, Sasani ve Türk devletleri arasında savaşlar, toplumların değişimi ve eski Arap inançlarının sona yaklaştığı bir dönem anlatılır. Kitabı okurken en çok dikkat çeken şey, şiirin bir “süs” değil, bir güç ve hatta bir silah gibi kullanılması. Günümüzde kelimeler çoğu zaman hafif kalırken, bu romanda sözler insanların kaderini değiştirecek kadar ağır. Biraz ağır ilerleyebilir ama yalnız kaldığında okunacak türden bir kitap. Rafet ElçiRafet Elçi ŞairŞair
ŞairRafet Elçi · Ketebe Yayınevi · 2025476 okunma
Kelamın Asil Hali
10/10
·544 syf.·
2022 34. kitabı
Hemen her siyer kitabına Hz. Muhammed öncesi Arap coğrafyası anlatılarak başlanır. Daha sonra peygamber dönemi ve dört halife dönemi Arap coğrafyası ile devam eder bu anlatım. Peki 610-632 yıllarının çok büyük bir kısmında henüz müslüman olmayan kavimlerin gözünden Arap coğrafyasını okumak ister misiniz? Evet diyorsanız o zaman doğru yerdesiniz. Peki aynı yıllarda İran, Bizans, Türk, Çin halklarının birbirleri ile olan mücadelesine tanık olmak ister misiniz? Şair bunun için de tam olarak nokta atışı bir kitap. Hikayemiz aslında iki şairin mücadelesini konu ediyor. Kelimeleri ile savaş çıkartabilecek ya da büyük bir kargaşaya barışı getirebilecek iki şairin mücadelesi desem de olurdu sanırım. Zeyd ve Tuleyle isimli iki şairin yeryüzünün en güzel şiiri denilen Sara için giriştiği yarış kitabımızın ana konusunu oluşturuyor. Kahramanlarımızın kavimlerinin de kendi şairlerini destekleyerek müdahil olduğu bu çekişmeyi okuyoruz aslında. Fakat kitap yaşanan gelişmelerle diğer halkları da içine alacak olaylara gebe oluyor. 7.YY Arap'ı için şiirin önemini hep okumuşuzdur kitaplardan. Genellikle kadın, şarap, yiğitlik, onur, intikam vb temalardan oluşan bu şiirler Arapların en önemli kültür ögelerinden ve temel uğraşlarından biri. Saatlerce susuz kalıp sonra bulunca kana kana içtikleri bir su gibi şiirden tat alan bu insanlar şiirle yaşıyor. O coğrafyada herhangi bir insan düşünelim. O insan ki bir şiirle morali düzeliyor. Bir şiirle dünyaları başına yıkılıyor. Bir şiirle yeniden umutlanıyor. Bir şiirle yaşamına anlam katıyor belki. Malum olduğu üzere Kuran böyle bir coğrafyada şiirlere meydan okudu. Böyle bir coğrafyada tüm şairleri karşısına alıp buyrun benzerini getirin dedi. Ancak Kuran'ın karşısına aldığı şairleri ve niteliklerini daha iyi görmek isteyenler için Şair çok
1000Kitap
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma
10/10 Bir Eser
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 21:01
Başlamadan önce belirtmeliyim ki şu anda incelemesini okuduğunuz bu kitabın yerli edebiyatımızın en iyi 5 romanından biri olduğunu düşünüyorum. Ve öyle tahmin ediyorum ki Şair'in ilk baskısı yıllar sonra çok ciddi bir değer görecektir. İşte bu kadar kıymetli bir kitap ile karşı karşıyasınız. Şair'in yazarı Rafet Elçi. Kendisi 1979 Bayburt doğumlu. Şair dışında başta Ahrar olmak üzere birkaç tane daha romanı ve birkaç tane fikri eseri ve bir de şiir kitabı bulunuyor. Şair'in ilk baskısı 2011 yılında Fanus Yayınları tarafından yapılmış. Yayınevini ilk defa duydum ve kitabın künyesinde yazdığına göre İz Yayıncılığın bir alt kuruluşu olduğu görünüyor. Bu da bana şunu düşündürdü; demek ki Rafet Elçi'nin bu kıymetli eserini İz Yayıncılık kendisi değil alt kuruluşuna yayımlatmayı uygun görmüş. Burada editöre de ciddi bir eleştiride bulunmak gerekiyor çünkü bu eser öyle alt kuruluşa vesaire bırakılacak bir eser değil. Büyük yayınevlerinin kulakları çınlasın: Ne kıymetli eserleri sırf yazarı popüler değil diye gözden kaçırıyorsunuz. Yayınevi ve editör eleştirimizi de yaptıktan sonra şimdi eserin dünyasına geçebiliriz. Şair'in hikayesi yedinci yüzyılda Arabistan'da başlıyor. İslamiyet yeni gelmiş ve henüz yaygınlaşmamış. Tam da o geçiş dönemi. Arap kabileleri kendi aralarında rekabet hatta savaşlar halinde. Fakat bu bedevî ve sert insanların ortak bir tutkusu var: Güzel ve nükteden konuşma, yani dil sanatı, yani şiir. Evet bu insanlar şiire tutku ile bağlılar ve şairler el üstünde tutuluyor. Ve hatta bu insanlar savaşırken, kılıç şakırdatırken dahi ara verip birbirlerine şiir okuyabiliyorlar. Yani bir kısa şiir molası verip sonra "hadi savaşa devam" diyorlar. “Dilimin mührünü çözüp, kelamın uzun kılıcını sıyırdığımda, mevsimler değişecek.“ Sayfa 62 İşte bu şairlerin
ŞairRafet Elçi · Fanus Yayınları · 2011476 okunma
MUHTEŞEM BİR ROMAN
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2025 171. kitabı
Ben uzun yıllar boyunca bir Türk'ün kaleminden çıkmış böylesine muhteşem bir eser okumadım. Diyebilirim ki Yaşar Kemal'in İnce Memed'inden sonra beni en çok etkileyen bir eser oldu Rafet Elçi'nin Şair isimli kitabı. Görkemli bir kalem, görkemli bir eser okumak isteyenler, hem dili, hem kurgusu, hem de hikayesi ile sizleri alıp sürükleyecek muhteşem bir kitap. youtube.com/watch?v=tr7nK8P...
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma
Puan vermedi·542 syf.··
2025 113. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 12:21
Putperest cahiliye toplumunda şiire tapan ve şairleri adeta bir peygamber gibi kutsal gören iki kabile şairinin mücadelesi ile başlayan uzun soluklu bu roman Huneyn muharebesi ve İslamın silinmez bir nokta koyduğu vakitlere dek devam ediyor. Tuleyle İslam ile şereflenip, kuran ayetleri ile tanışınca şiir diye yüceltilen sözlerin birer safsata olduğunu gören tevhid ehli, Zeyd ise şiire tapmaktan vazgeçmeyen son nefesinde bile inadi küfrüden vazgeçmeyen söz ustası. Şiir muharebesinden hatırında tuttuğu ayetleri okuyarak galip gelen Tuleyle, çok ulvi gördüğü ancak sonlara doğru sıradan bir kadın olduğunu anladığımız Sare' yi elde ediyor . Ancak vicdan muhasebesi mutlu olmasına izin vermiyor zaten imanı da bulunca gerçek aşkın ne olduğunu kavrıyor. Zeyd ise şöhretin yakıcı ateşi ile mağlubiyeti hazmedemeyip terk-i diyar ediyor . Ve kader onu soğuk illere ( Türk diyarına ) sürüklüyor. Pers Rüstem kilit karakterlerden zira gün yüzüne çıkan gerçeği pek çok macera yaşayan Zeyd'e ulaştırıyor . Zeyd intikam ateşi ile dönüyor.Ve ölüm döşeğindeki Sara ile yeniden buluşuyor. Burada ciddi bir hata var ki Sara romana göre İslam'la şereflenmiş ve kabilesi ile hüküm ayetlerini öğrenmiştir. Ancak bu putperest şaire kocam diyerek kollarında ölür. Bu kısım mantığa mugayyir olsa da bu kadar uzun romanda böyle hatalar olur demek mümkün. Romanın sonu ise malesef güzel bir sezon yaptıktan sonra sezon finalinde savsaklayan diziler gibiydi. Şiirler edebi açıdan zayıftı ancak " çevirinin azizliği " diyerek bunu makul görmek mümkün. Merak ögesi daima güçlüydü. Bağlantılar sağlamdı. Kalem nihayetinde güçlü... Herkese keyifli okumalar :)
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma
8/10
·544 syf.··
2019 15. kitabı
Arap toprakları, İran, Türk devletleri, Roma ve bu coğrafyaların halkları olan Arapların , Türklerin, Farisilerin, Ermenilerin, Gürcülerin kültürlerini, şairlerin kadim dünyadaki rolünü etkileyici ve sürükleyici bir dille anlatan, güzel bilgiler veren okunacak bir roman
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma
Bir hazine buldum ve sizlerle paylaşmak istiyorum.
9/10
·544 syf.·
2022 7. kitabı
Çok sevdiğim iki dostum ve bir hocanın tavsiyesi üzerine okumak için elime aldığım kitabı bırakamadım. 543 sayfa olan kitap hacimle rağmen kendini okutabilen kimi okurlara göre Yüzyılın kitabı olan bir eser. Hatta kimi çevrelerce Amin Maalouf'un Semerkant kitabına doğunun cevabı olduğu dile getiriliyor.Ben bu iddiayı savunmak için yeterli donanıma sahip değilim. Lakin yüzyılın adaylar arasında olduğunu canı gönülden dile getirebilirim. Kitabın içeriğine dönecek olursak "Şiir bir ağaç ve Rafet Elçi ağacın güzelliğini anlatmış." Hz Muhammed'in peygamberliğini ilan dan başlayıp(610), Huneyn Savaşı'nda(630) kadar olan zaman içerisinde geçen olay örgüsüne sahip. Müşriklerin gözünden İslam'a bakmamızı sağlayan yazar İslamiyeti arka planda tutup iki şairin hayat hikayesini anlatıyor. Köktürk(Orta Asya), Sasani(İran), Bizans(Anadolu), Arabistan hatta Çin'e bizi götüren kitap tarihi savaşları çarpışmadan muhteşem betimlemeleri ile bize adeta yaşatıyor. 3 ana bölümden oluşuyor ve beni en çok etkileyen 2 bölümün 5 parçası olan "Bizi Arap yapan şey çöldür" kısmı oldu. Bu bölümde ilahi dinlere inanan din adamları ile putperestleri ileri gelenlerinin Allah'a bakışını hayranlık bırakacak şekilde kaleme alan Rafet Elçin'in emeğine sağlık. Not alıp da spoiler vermemek için üzerine durmadığım o kadar çok şey var ki... Şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum.
Edebiyat
ŞairRafet Elçi · Litera Yayınları · 2021476 okunma

Yazar Hakkında

Rafet ElçiYazar · 13 kitap
Kanayan Kafesler adlı romanında izlerine rastlanan bir okul hayatı geçirdi. Yani okul kitaplarına tamamen ilgisiz ve okulda okutulmayan kitaplara tam ilgiliydi.  Kemiğe Dayanmış Yaralar (2003) adlı şiir kitabında ilkokul sıralarından üniversite amfilerine kadar yazdığı şiirleri topladı. Üniversiteyi bitirdiğinde basılmış üç kitabı ve birlikte devam ettirdiği bir kaç projesi vardı.  Askerlik vazifesi sırasında Donanma Komutanlığı için dört eseri Osmanlıca aslından sadeleştirdi, kendisinin yayına hazırladığı Kılıç Ali Paşa adlı eser 2006 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından basıldı.  Birisi zengin bir çevreden diğeri fakir bir muhitten gelen iki genç dahinin hikayeleri olan Kanayan Kafesler (2003) ve Kalbimdeki Monarşi’den (2004) sonra bambaşka bir üslupla modern bir psikoloji romanı yazdı (Ruhlar Pipo İçmez 2009).  Aynı yılın Temmuz ayında kitaplardan uzak kalmasına sebep olan iş hayatına son vererek, erteleyip durduğu 3 büyük projesinden ilkini yazmak için çalışma odasına kapandı. Dört ay sonra çıktığında koltuğunun altında Şair (2011) romanı vardı. Daha müsvedde aşamasında adını duyurmaya başlayan bu eser sayesinde hayatının en önemli gayelerinden birine ulaştı: yazarak yaşamak!  Şu an biri senaryo, birisi roman, diğeri editörlük olmak üzere üç projeyi aynı anda yürütüyor. İngilizce, Arapça ve Osmanlıca biliyor.