FİLOZOF: Doğru; birisini ne övmek, ne de azarlamak gerekiyor. Adler psikolojisinde, yatay ilişkilere dayalı bu tür yardımlara 'cesaretlendirme' denir.
...
FİLOZOF: Kişi, görevlerini yerine getirmediğinde, bunun nedeni beceriksiz olması değildir. Adler psikolojisi bize buradaki sorunun beceri sahibi olmayan bir kişi değil, sadece 'görevleriyle yüzleşmek için cesaretini kaybetmiş bir kişi olduğunu söyler. Durum böyleyse, her şeyden önce yapılması gereken şey o cesareti geri kazanmaktır.
...
FİLOZOF: Nedeni açık. Övülmek, insanların beceriye sahip olmadıkları inancını geliştirmelerine neden olur.
FİLOZOF: Tekrar mı edeyim? Birisi bir başkası tarafından ne kadar çok övülürse, becerisi olmadığına daha çok inanır. Lütfen, bunu hatırlamak için elinden geleni yap. Övülmek seni mutlu etse bile, dikey ilişkilere bağımlı olmanla ve hiçbir becerin olmadığını kabul etmenle aynı şey. Çünkü övgüde bulunmak, beceri sahibi olan birisi tarafından beceriye sahip olmayan birisine karşı varılan bir yargıdır.
GENÇ: Bunu kabul edemiyorum.
FİLOZOF: Övgü duymak birisinin hedefi haline geldiğinde, bir başka kişinin değerler sistemine uygun bir yaşam tarzı seçiyor demektir. Şu noktaya kadar hayatına bak; ebeveynlerinin beklentilerine göre yaşamaktan yorulmadın mı?
GENÇ: Şey, evet. Sanırım, yoruldum.
FİLOZOF: İlk, olarak görevleri ayır. Sonra, başkalarıyla arandaki farklılıkları kabul ederken, eşit ve yatay ilişkiler inşa et. Cesaretlendirme bir sonraki yaklaşımdır.