Reşahat Şeyh Safîyüddin

9,0/10  (13 Oy) · 
30 okunma  · 
16 beğeni  · 
961 gösterim
Tasavvuf hikmetleri ve Evliya menkıbelerinin iki ana eseri vardır: Biri, Mevlana Cami Hazretlerinin "Nefahat", öbürü de Şeyh Safiyüddin Hazretlerinin "Reşahat" isimli kitapları... Bunlardan ilki, "Halkadan Pırıltılar" isimli eserime malzeme kaynağı teşkil eder ve o kaynaktan söz ettiğim zülal, benim ruh kabımda şekillenir, renklenir ve böylece istiklalli bir mana kazanırken; sadece özleştirip aynen isimlendirdiğim "Reşahat", asliyle sadeleştirdiğim bir nevi tercüme denemesi oluyor. Fakat öyle bir tercüme ki, müellifini benim Türkçem ve üslubumla ifadeye davet eder gibi bir şey...

Şeyh Safiyüddin Hazretleri'nin:
"Biçare Safi, sen tek ayağı yanmış bir köpeksin ki,
Üç ayağınla o şanlı kervanın ardında koşmaktasın"
Diye anlattığı gerçek hayat kahramanının arkasında, ben de Şeyh Safi'den sonra gelen köpeğim...
(Önsöz)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    448
  • ISBN:
    9789758180608
  • Orijinal Adı:
    Reşahat Aynelhayat
  • Çeviri:
    Şeyh Safiyüddin
  • Yayınevi:
    Büyük Doğu Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ruhumun Sesi 
13 Ağu 23:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tasavvuf hikmetleri ve Evliya menkıbelerinin iki ana eseri vardır: Biri, Mevlana Cami Hazretlerinin "Nefahat", öbürü de Şeyh Safiyüddin Hazretlerinin "Reşahat" isimli kitapları... Bunlardan ilki, "Halkadan Pırıltılar" isimli eserime malzeme kaynağı teşkil eder ve o kaynaktan söz ettiğim zülal, benim ruh kabımda şekillenir, renklenir ve böylece istiklalli bir mana kazanırken; sadece özleştirip aynen isimlendirdiğim "Reşahat", asliyle sadeleştirdiğim bir nevi tercüme denemesi oluyor. Fakat öyle bir tercüme ki, müellifini benim Türkçem ve üslubumla ifadeye davet eder gibi bir şey...
Şeyh Safiyüddin Hazretleri'nin:
"Biçare Safi, sen tek ayağı yanmış bir köpeksin ki, Üç ayağınla o şanlı kervanın ardında koşmaktasın" diye anlattığı gerçek hayat kahramanının arkasında, ben de Şeyh Safi'den sonra gelen köpeğim...
(Önsöz)

kedi sever 
23 Ara 2014 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Farkli bir tercumeyi okudum.

Kitaptan 10 Alıntı

''Ağzına helva verenle ensene tokat atan arasında fark gözettikçe sende Tevhid tamam değil demektir.''

Reşahat, Necip Fazıl KısakürekReşahat, Necip Fazıl Kısakürek
Aşkı Bendi 
11 Eyl 10:38 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hoca Muhammed Pârisâ k.s
"Müminin istediği rahat ahrettedir.
Bu fânî sarayda birkaç gün ızdırap çekmekten ne şikâyet, ötesi ebedî rahattır.
Bu âlemin ahiret alemiyle hiç bir münasebeti yoktur.
Bu dünya, sonsuz bir çöle düşmüş haşhaş tanesinden farksızdır."

Reşahat, Necip Fazıl KısakürekReşahat, Necip Fazıl Kısakürek
Aşkı Bendi 
14 Eyl 14:46 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Dervişlik herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi yükünü çektirmemektir."

Reşahat, Necip Fazıl KısakürekReşahat, Necip Fazıl Kısakürek
Aşkı Bendi 
14 Eyl 14:51 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ya bizim halimiz ne olacak!
Köpek lisana gelip dedi ki:
«Eteğine benden bir damla değseydi onu bir miktar su ile yıkar ve pak hâle getirebilirdin! Fakat eteklerini devşirip kendini benden pak ve üstün görmekle içine düşürdüğün kiri hangi sulara temizletebilirsin?»

Reşahat, Necip Fazıl KısakürekReşahat, Necip Fazıl Kısakürek

"Evet, bu yol, rahatına düşkünler yolu değil, Aşıklar canlarıyla oynayanlar yoludur.

Reşahat, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 170)Reşahat, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 170)

Yükünüzü çekecek bir dost isterseniz bu nadirlerin nadiridir; eğer yükünü çekeceğiniz birini ararsanız bütün dünya size dosttur.

Reşahat, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 61 - Alem yayıncılık)Reşahat, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 61 - Alem yayıncılık)

Bir gün Azizan Hazretlerine, hatırı sayılır bir zat misafir geliyor. Fakat evde hazır yemek yok. . Azizan Hazretleri üzülü yorlar. Evlerinin kapısına çıkıyorlar. O sırada, paça satan bi genç elinde bir çömlekle geliyor. Çömlekte donmuş paça var..

Genç :

— Bu yemeği sizin ve yakınlarınız için hazırladım. Kabul buyurursanız beni mesut edersiniz.

Diyor.

Azizan Hazretleri bu nazik anda gelen yemekten son derece hoşnut kalıyorlar ve gence iltifat ediyorlar. Gelen yemekle mi­safir ağırlanıyor. Misafir gidince Şeyh Hazretleri paça satan gen­ci çağırtıp :

— Senin getirdiğin bu yemek, sıkıntılı bir ânımızda imdada yetişti. Sen de şimdi bizden ne muradın varsa iste ki, Allah dile­diğini verse gerektir.

Genç :

— Aynen senin gibi olmak isterim. Diyor.

— Bu çok güç bir şey. . Üzerimizdeki yük senin omuzlarına çökecek olursa ezilirsin!

Cevabını veriyor Azizan Hazretleri Fakat genç yana yakıla ısrar ediyor :

— Benim âlemde tek muradım, bu. . Tıpkı tıpkısına senin gibi olmak.. Başka hiç bir şey beni teselli edemez. Başka emel tanımıyorum!

— Peki, diyor, Azizan Hazretleri; öyle olsun! Ve genci elinden tuttuğu gibi halvet odasına çekiyor. Orada nazarlarını gence mıhlayıp kalbleriyle kalbine yöneliyorlar. Biraz sonra gençte bir değişiklik başlıyor. Genç hem zahirde ve hem bâtında Azizan hazretlerinin aynı olarak meydana çıkmaya başlıyor. Bu hal tam 40 gün devam ediyor ve 40 ıncı gün genç, altına girdiği yükün ağırlığından beka âlemine göçüyor. Fakat muradına ermiş ve ebedî saadete erişmiştir.

Reşahat, Necip Fazıl KısakürekReşahat, Necip Fazıl Kısakürek

Aşk'sız bu yol alınmaz ve korkak bezirgan bu yolda bir şey kazanamaz. Derdi olmayan bu şifahanede derman bulunmaz..."

Reşahat, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 170)Reşahat, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 170)

Hakka yakınlık,yüksekten, alçaktan geçmek değil;
Ne de maldan,makamdan uzaklaşmak...
Sadece varlığından geçmektir o...

Reşahat, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 175)Reşahat, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 175)