İnsanları üç tip halinde sınıflamak adet olmuştu: Habilis, erectus, sapiens. Ama son zamanlarda başkaları da bulundu: Homo rudolfensis ve Homo ergaster gibi.
Yalnız insanlara, hatta ön-insanlara özgü bir şey değil. Maymunlar da örneğin, akkarınca yuvalarını kurcalamak için ağaç dallarının yapraklarını sıyırmayı, ya da kabuklu yemişleri kırmak için taş kullanmayı başarabiliyorlar. Fakat anlaşıldığına göre bir aleti kullanarak başka bir alet yapmak maymunların erişemediği bir üst aşamayı temsil ediyor.
Bir yanda Afrika'nın "yüksek maymunları", öbür
yanda "ön-insanlar" ve daha sonra da "insanlar" olmak üzere, iki ayrı soyun atası olan bir türden geliyor. Başka deyişle, insan ancak hayvanların sınıflanma tablosundaki yeri bakımından, en geniş anlamıyla bir maymun sayılabilir; asıl özgün karakteri de zaten bu basit durumu aşmayı başarmış olmasıdır.
Dünya ile aynı koşullarda gelişip evrilmiş başka gezegenler varsa, oralarda da canlı varlıkların bulunması ve bizlerle aralarındaki farkın da bir devekuşuyla timsah arasındaki farktan daha büyük olmaması akla yakın geliyor: Dört kol-bacak, iki göz, bir beyin ve devinim sistemleri ... Ayrıca, bunların bizimle aynı evrim aşamasında bulunmaları olasılığı da hayli yüksek görünüyor