İlkel insana kendi dünyasında güvenlik duygusu veren şey olağan hadiselerin düzenliliğidir. İstisnai her durum kefareti ödenmesi gereken denetlenemez bir gücün korkutucu gösterisidir.
Bizim canımızı sıkan, kazaların nedenlerini bilemememiz değildir; asıl sinirlendiğimiz şey kötü olayların burada ve şimdi keyfi bir biçimde başımıza gelebileceğidir.
Tesadüfü kabullenme konusundaki isteksizliğimize ve olayların genellikle genel kurallara göre gerçekleşme özelliğine rağmen, her zaman ve her yerde hesaplanamaz kazalara açık olduğumuzu da inkar edemeyiz.