"Düşüncemin beynelmilel ile bağının kopuşunu mevki korumanın ve boşluğun reddinin açık bir tezahürü olarak görüyorum.Tecrübe bizi her zaman yeni bir kişiye dönüştürmektedir.Muhafazakar düşünceye saldıra saldıra muhafazakar düşünceye yaklaşabiliyoruz demek ki(Nietzsche nin kahkahası duyulur)
İnsan meraklı olmaya görsün.Onun içindeki devirler ve devrimler iç hayatı bir hamur gibi yoğura yoğura sonunda yiyilecek bir lokma haline getirmiyor ne yazık.Şimdi ancak bu yoğrulmanın bir miktar 4.Mithridates zehri olduğu anlaşılıyor.Değişen düşüncelerin bizi fikirlerimizin kölesi değil efendisi olmaya hazırladığı anlaşılıyor.Makyevelizm bile anlaşılır hâle geliyor.
Ebedi dönüşe yüzünü dönmek sonrasında biliyoruz artık zorunluluk.Hikaye nerde başlarsa orda biter.Düşünce kendi etrafında tur atmaktan başka bir şey değilmiş gibi görünüyor.Yaşamın daha üstün daha değerli bir abide olduğunu düşüncesini henüz terk etmiş değilim.-Nietzche'nin kahkahası- sana hükmeden düşünceni duymak isterim..."
(Dipnot:Ovidus'un cenazesi limana geldiğinde aklımdan geçen parçalı düşünceler.)
-Büyüklerimizden bize aktarılamayan sözlü kültürün en canlı örneği.
Mâni
Edebiyatın hayatın içinde yürüyüşü olarak yaşamın dile ve kültüre yansımasının en açık örneğidir.Şehirleşme nedeniyle kaybedilen bu kültür şehirde eriyip gitti.