Sinem muti

Sinem muti
@Mutiiii
Her film politiktir. En politik olanlar ise politik değilmiş gibi davranan ‘eğlence’ filmleridir çünkü onlar her şeyin yolunda olduğunu söyleyerek değişimin imkânını reddeder.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sevgilim, incecik bir dilim istiyorum, onu yiyip denize girelim mi, bir antik kentte yürüyelim mi, bir nehir bir göl bir su bulalım mı birlikte, ben sana şarkılar çalayım mı, korsanlarla savaşalım mı, kendime kahve sana çay koyayım mı, acıkınca karnımızı doyuralım mı, izin verir misin gösterebilir miyim sana kusurlarımı, herkesten büyük bir özenle sakladığım kusurlarımı, bu hayata alıştıra alıştıra değil birden cup diye atlayalım mı, birlikte bir şeyler yapalım mı, ne dersin?
hoşuna gitmeyeceğini bile bile yapayım mı bazı şeyleri, sen sen olmaya gayret ederken, ben de ben olayım mı?
İnsanlar vardır sevgilim, bizi her şeyimizle isterler, gizli saklı işlerimizle, çelişkilerimizle, kuytularımızla, karanlığımızla ve ikna etmek için iddialı, büyük lafların kapısını aralayıp derler ki, “Ben seni olduğun gibi seveceğim” ve sonra tahmin et ne olur, sevmezler. İşgal etmeden sahiplenmeyi, meydan okumadan ben olabilmeyi, bir sınır çizmeden sıramın gelmesini, ince bir dilimiyle de sevdanın karnımı doyurmayı, mümkün olan her anda sana sarılmayı, yalnızlığa da ihtiyacımız olduğunu kendime sık sık hatırlatmayı, bazen uzağında durup sana bakmayı, buna razı gelmeyi ve sen “git” demek zorunda kalmadan üzerime düşeni yapıp “puff” diye ortadan kaybolmayı istiyorum. Ya da dur vazgeçtim, istediğim an kararımı değiştirebilmeyi, ellerini sımsıkı tutmayı, hudutsuz, uçsuz bucaksız ve ufuk çizgisini aramadan sevmeyi, bunu bu defa becerebilmeyi istiyorum, aklıma her geldiğinde sana seslenmeyi, rahatsız eder miyim diye düşünmemeyi, uyanır uyanmaz aklına gelmeyi, gönlünü eğlendirmeyi, gününü gün etmeyi ve nihayetinde bunları yaparken tüy gibi hafif kalabilmeyi, çünkü ne gölgem düşsün üzerine, ne bir ağrısı duyulsun varlığımın sende, işte böyle böyle gerçeğe dönüşmeyi, yavaş yavaş iç içe geçmeyi, istiyorum.
Sabahlara kadar konuşacağımız arkadaşlarımız mı yok, anlatacak mevzumuz mu, herkes nasılsa gidecek evine, biz baş başa kalacağız, son bir kadeh içeceğiz. Dudakların öpmemi bekledikçe büyüyecek. Alt ve üst o yüzden çoğul dudakların. Gözlerin baygın baygın bakacak. Ah koltukta yanıma sokulacaksın, normalde gülünmez şeylere güleceksin. Sabret bir noktada öpüşeceğiz, gökte bulutlar dağılacak, kaloriferler sönecek, aniden bahar gelecek ama önce: son bir hikâye daha anlatmama müsaade etmelisin.