Hayat normale dönülemeyecek kadar uzun bir acı yaşattı bize. Evden kaçarken tek bir şey bile düşünemedik. Gözüm gibi baktığım kitaplarımın hepsini yerde görünce iki damla gözyaşı düştü üzerine hepsini bırakıp çıktık. Çıktığımda yıkılan evleri görünce arkamda bıraktığım hiç bir şey için gözüm dolmadı artık. Hayat nedir diye sorulursa göçükte kalan canlarımız için korku ve keder diyebileceğim bundan sonra...
Yaşama sevincini yitirmemek, amma hiçbir şeye yerinmemek ve sevinmemek mesleki İslâm'ındır. Bunalım, Batı insanınındır. Batı insanı zann ile ma'lûldür. Ve Batı insanı vehimlidir.
"İnsanın uykuya sırt çevirmesi lâzım. Peygamber-i ekber uyumazlardı. Eğer Türkiye'de insanlar, Türk insanı, Müslüman insan, Millet-i İslâmiyye'nin insanı, İslâm Milleti'nin insanı, yeniden bir "ba'sü ba'de'l-mevt" sırrını yaşamak istiyorsa, onu ihyâ etmek istiyorsa, yeniden bir ba'sü ba'de'l-mevt'e doğmak istiyorsa, uykuyu kaldırmalıdır."
"Kendisine dost olmayanlar, gayrıya dost olamazlar. Kendileri ile barışa varamayanlar, gayrı ile barışa varamazlar. Kaldı ki, savaş yoktur. Dünya, dostluk üzere halkedilmiştir."