"Oysa günümüzün dışa yönelimli uyumculuk dünyasında, yaygın nevrotik tarz tam tersiyle karşımıza çıkıyor; benliğin diğerlerine katılımı ve diğerleriyle özdeşleşmesi içinde varlığı iyice boşalana kadar dağılıp yok oluyor."
Çok uzak bir yolculuktan anayurduma dönüyorum şimdi. Bir harabedir benim yurdum, olsun. Artık gördüm yaşamak neymiş; en güzel çiçekleri ekeceğim topraklarıma, göklere saçılan dallara salıncaklar kuracağım. İğde ağaçları dikeceğim kokusu beni şimdiye mühürleyen. Ve bir ev inşaa edeceğim kalıntılardan, içinde yalnızca sevgi ve notalar olan. Böyle izleyeceğim yaşamı. Yabancılar uğrayacak, en güzel şekilde misafir edeceğim onları, nasıl böyle güzel bir yer inşaa ettiniz diye soracaklar. Seni anlatacağım onlara, anlayacaklar; bu şehir senin tasvirin.