“ Bazı geçmişlere geç kalınır, geçmişin sükûta uğradıkça.”
Bir yaz romanı, ile 1900’lü yıllara yolculuğa çıkıyoruz. Dil-Küşâ kitabı ile, Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla İstanbul ‘a konuk oluyoruz.Mis gibi havası ile Boyacıköy, Emirgan, Çınaraltı’nı geziyoruz. O dönemin bahçeli konaklar, renkli sandallar, şenlikler, bizi bekliyor.
Aspar ve Talay birbirleriyle candan kardeş, iki şahane dosttur. Talay ‘ın ailesini bir yangında kaybetmesiyle, Aspar ve ailesi onu seve seve aileye kabul etmişlerdir. Aspar ‘ın Babası , Afi Bey ‘in yanında sandal atölyesinde çalışırlar. Bu ikilinin sahiplendikleri ufakta olsa bir kütüphane kurarlar. Adını da “ Çam “ koymuşlardır. Bu kütüphane konaktır.
Konak ‘tan çıkışta , mahalleye taşınan bir aile görüp onlara yardımcı olurlar. Aspar, ilk görüşte Alesia aşık olur. Aspar, Talay, Alesia mükemmel arkadaş olurlar. Hep birlik içinde olurlar. Aspar ‘ın Babası Afi Bey ile Alesia’nın Babası Antaeus Bey, sebepsiz ortadan beraber kaybolmuşlardır. Talay ve Aspar, Alesia sokak sokak ararlar sonuç elde edemezler. Görünmeyen bir kapıda beklemektedir.?
Dönem kitabı sevenler için harika bir öneridir. Atmosferi içimde hissettim.Olaylar geniş zamanda anlatılır. Murat Terlemez’in kaleminden, muazzam bir kitap okudum. Emeğinize sağlık.