Dürtülerimizle aramıza mesafe koyabildiğimiz, onları değerlerimizin ve diğer etmenlerin ışığında değerlendirip karar alabildiğimiz ölçüde özgür iradeye sahip oluruz.
"Ölümsüzlük ve seçilmişlik vaadinin yerini daha fazla hayat -yaygın deyişle,
hayatı doya doya yaşama- vaadi alınca, sırf onu yaşama arzusuyla meşruiyet kazanan bir hayatta, yaşanmamış hayat, rahatsız edici bir varlığa dönüştü."
“Birçok şirketin reklam bütçesi, ürünlerinin imalat maliyetinin üzerindedir. Toplumun bütün mekanizması, en yenisi ve en akıllısı olmadığı sürece elinizdekinden memnun olmamak ve daha iyi ve daha başka bir şeyi dizginlenemez biçimde arzulamak üzerine kuruludur.”