Soğuk bir kış akşamı, kapısının önüne bırakılan bir ceset ve sonrasında gelişen olayların 12 yaşındaki bir çocuğun gözünden aktarılması…
Eseri, yazarın babasının Nazilerle iş birliği yapmış olmasına karşın annesinin Yahudi olması ışığında değerlendirirseniz, okuduklarınızın gerçeklik hissinin neden bu kadar yoğun olduğunu daha iyi empatiyle anlayabilirsiniz.
Kitabı bitirdikten sonra uzun uzun boşluğa bakıp düşündüm. Eğer dalgalı bir ruh halindeyseniz kitabı daha aydınlık hissettiğiniz günlerde okumanızı; ama hayatınızın bir yerinde yolunuzun mutlaka bu kitapla kesişmesini öneririm.
“To dynamic personalities, the present is a ship that drives its bow through the rough seas of the future. To more passive ones, it is rather like a raft drifting along with the tide.”