Kitabı en başarılı bulduğum yön dipnotların kitap sonuna değil sayfanın altına yazılmış olmasıydı.
Neanderthal insanla başlayan süreç avcı toplayıcılıktan yerleşik hayata geçişimizle nasıl işledi ve ne yönde değişiyor sorusuna cevap bulabileceğiniz, akıcı dille yazılmış, öğretici bir eser. Nedense çoğu insanın aklına mitoloji deyince sadece Yunan Mitolojisi geliyor oysa ilk çağlardan beri insan açıklayamadıkları karşısında kâh mağara duvarlarına çizerek kâh zaman ilerledikçe heykeller yaparak bir şeye sığınma ihtiyacı duymuş duyuyor.
Eğer bu eseri okumaya karar verirseniz, dünden bu güne mitoloji ve mitolojinin sanata etkisi üzerine bilgi edineceksiniz.
Buradan sonrası kendim için tuttuğum notlar.
#17 Kışın kötü koşullarını uyuyarak geçiren ve havalar ısındığında uyanan ayı Neandenthalensis'in kutsaliyet kavramına örnek olmuş. Ayının ve kış uykusuna yatan diğer canlıların ölüme çözüm bulduğunu düşünen ilk insanlar ölüm uykusuna yattıktan sonra ayılar gibi uyanmadıklarını görünce bu uyanışın öteki dünyada gerçekleştiğine inanmış olmalı.
#20 din, sosyal organizasyon, ve ahiret inancı gibi konular dilsiz olamaz. Özellikle dini konular ve bunlarla ilgili mitoslar bilinçdışının ürünleridir ki bilinçdışı dil yoluyla oluşmuştur. Dil olmaksızın inanç mümkün değildir. Dil, dinin ve tanrının koşuludur. Tanrının buyruğu dille iletilir. İnsan konuşarak Tanrıyı yaratmıştır. Tanrının insanı yaratması yine dil yoluyla olmuştur.
#22 Bilinç düzeyi arttıkça insanın arkaik ölüm korkusu da artıyordu, doğa karşısındaki aczi, kendisini küçücük hissetmesine neden oluyor, sığınacak güç arıyordu. Geliştirdiği alet teknolojisi bu korkuyu gidermede yetersiz kalmıştı. İçindeki korkuyu yatıştırmak için farklı bir yöntem geliştirmek zorundaydı. Yeni bir sembole motivasyona ihtiyaç vardı ve bu