Müzehher Biri

Müzehher Biri
@Muzehherbiri
"Güneş de yalnız ama hâlâ parlıyor."
10/10
·368 syf.··
2024 23. kitabı
Kardeşimin Koruyucusu - Julie Lee Kitabımız Kuzey ve Güney Kore arasında yaşanan savaşı ve iki kardeşin Kuzey Kore'den Güney Kore'ye ulaşmak için verdiği mücadeleyi konu alıyor. O dönemde özellikle Kuzey Kore'deki sosyal yapı, halkın içinde bulunduğu korku dolu anlar, insanların verdiği kayıplar, yaşanan dehşet verici olaylar Pak ailesi üzerinden etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Kuzey Kore'deki sıkı yönetim, insanların maruz kaldığı kısıtlamalar ve kötü muameleler tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriliyor. Kitapta yer alan tarihi bilgilerin yanı sıra anlatılanlar gerçek bir hayat hikâyesine dayanıyor. Sora, üç çocuklu bir ailenin tek kız çocuğuydu ve iki erkek kardeşi vardı. Kardeşleriyle ilgilenmesi ve ev işlerine yardım etmesi için çok sevdiği okulundan alınmıştı. Bu yüzden annesine çok kızgındı. Yaşadıkları dönemde erkek çocuklarına kız çocuklarından daha fazla önem verilmekteydi. Sora bu durumun farkındaydı çünkü kendisi de bu durumu yaşıyordu. Özellikle annesiyle arasında görünmeyen bir duvar vardı. Bununla beraber ülkece bir savaşın ortasındaydılar ve birbirlerine kenetlenmeleri aynı zamanda da bir karar vermeleri gerekiyordu. Daha ne kadar bunca yasakla, kısıtlamalarla yaşayabilirlerdi? Başka bir yerde özgürce yaşamak mümkün müydü? Peki, özgürlük için neleri göze alabileceklerdi? Pak ailesi, tüm tehlikelere rağmen Güney Kore'ye gitme kararı aldı. Yol uzun ve tehlikeliydi. Zarar görebilir, kayıp verebilirlerdi ama tüm ihtimallere rağmen yola koyuldular. Onlarla birlikte aynı kararı verip yola çıkmış olan nice insanla birlikte Güney Kore'ye doğru yürüdüler lakin hiç beklemedikleri bir anda bir patlama gerçekleşti. Bu patlama birçok insanın ölümüyle birlikte büyük bir karışıklığa sebep oldu ve Sora o kargaşada annesi, babası ve küçük kardeşini kaybetti. Kardeşi
Kardeşimin KoruyucusuJulie Lee · Genç Timaş Yayınları · 20251,044 okunma
Reklam
7/10
·142 syf.··
2024 22. kitabı
İntibah - Namık Kemal Ali bey, İstanbul'da yaşayan varlıklı bir ailenin tek çocuğuydu. Babası her bakımdan çok iyi biri olmakla birlikte Ali Bey'e çok şefkatli ve anlayışlı davranır öğrenimine de çok önem verirdi. Ahlaki olarak da düzgün bir insan olması için elinden ne geliyorsa yapar çocuğun yaradılışında gördüğü ve ona zarar verebileceğini düşündüğü eğilimleri yararlı gördüğü uğraşlara yönlendirirdi. Ali Bey için yıllar böyle geçerken yirmili yaşlarının başında babasını kaybetti. Bu durum onun ruhunda büyük bir boşluk yarattı. O zamana kadar hayatı neredeyse sadece kitaplardan okuduğu kadarıyla tanıyan ve hayata karşı deneyimsiz olmakla birlikte insanları tanımayan çevresinden habersiz bir şekilde yaşayan Ali Bey, o günden sonra hayatın acı gerçekleriyle tek tek yüzleşmeye başladı. Yaşadığı acı deneyimlerin başlangıç yeri Çamlıca ve bu deneyimlere sebep olan olay ise Mehpeyker adındaki bir kadına karşı hissettiği aşktı. Ali Bey'in gönlüne düşen bu aşk ateşinden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. İntibah romanı, Namık Kemal’in 1873-1876 yılları arasında sürgünde bulunduğu Kıbrıs’taki Magosa Kalesi'nde kaleme aldığı ilk edebî romanımızdır. Romanda karakterlerin hem fiziksel özellikleri hem de psikolojik durumları ayrıntılı bir şekilde verilmiş aynı zamanda dönemin sosyal sorunlarına, aile yapısına, ahlak anlayışına değinilmiştir. Eseri daha iyi anlamak adına Gökçen Sevim'in ''İntibah Romanında Yapı Ve İzlek'' adlı çalışmasını da okudum. Oldukça faydası oldu. Kitapta kadınlara karşı bakış açısı, konuşma esnasında onlar için kullanılan kelimeler ve gösterilen davranışlar beni rahatsız etti ama bu durumun sebebinin kitabın yazıldığı dönemdeki kadının yeri ve durumunu yansıtmak olduğunu bildiğimden dolayı kitabı genel olarak sevdim. Tavsiye eder, keyifli okumalar
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
8/10
·104 syf.··
2024 21. kitabı
Vişne Bahçesi - Anton Pavloviç Çehov Yıllar önce eşinin sonra da oğlunun kaybını yaşayan ve daha fazla dayanamayarak evini terk eden Lubov Andreyevna girdiği borçlar nedeniyle satışa çıkan evini ve vişne bahçesini kurtarmak için yıllar sonra Paris'ten Rusya'ya döner. Geçen zaman içinde vaktiyle evinde çalışan bir köylünün oğlu olan Lopahin ise çok çalışıp tüccar olmuştur. Lubov Andreyevna ve kardeşi evi ve vişne bahçesini kurtarmak için çözüm arayışı içindedirler ama bu yönde herhangi bir eylemde bulunmazlar. Lopahin’in vişne bahçesinin ağaçlarını kestirip toprakları yazlık yapımı için kiraya verme yönünde bulduğu çözümü de kabul etmezler. Peki sonra neler oluyor dersiniz? Vişne bahçesi satılıyor mu yoksa kurtarılıyor mu? Karakterleri nasıl bir son bekliyor? Vişne bahçesi trajikomedi türünde bir eser olmakla birlikte yazarın son oyunudur. O dönemde Rusya'da yaşanan toplumsal değişimler ve etkileri vişne bahçesi ve karakterler üzerinden gerçekçi bir şekilde anlatılmıştır. Eseri daha iyi anlamak adına Banu Çakmak'ın ''Çehov'un Vişne Bahçesi Adlı Oyununa Göstergebilimsel Bir Yaklaşım'' adlı çalışmasını da okudum. Oldukça faydası oldu. Kitabı genel olarak sevdim. Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim. Vişne Bahçesi Anton Çehov
Vişne BahçesiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,2bin okunma
7/10
·144 syf.··
2024 20. kitabı
Kaderin Peşinde - Ayten Ahmetoğlu Rize'nin bir yaylasında bir yaz akşamı Ayşe'nin duyduğu yardım çığlıklarıyla olaylar başlıyor. Bu bir kızın çığlığı. Ailesiyle beraber duruma müdahale etmek isteseler de Ayşe'nin babası kızı kaçırmak isteyenler tarafından yaralanıyor. Tabii kızı da kurtaramıyorlar. Yıllarca o geceyi unutamıyorlar ve kıza ne olduğunu merak ediyorlar. Aradan yıllar geçiyor. Bir gün Ayşe İstanbul'da bir manavda o kızla tesadüfen karşılaşıyor. İlk görüşte kim olduğunu bilmese de hakkında öğrendikleriyle parçaları birleştirip o akşam kaçırılan kız yani Seher olduğunu anlıyor. Evini öğrenip ziyaretine gidiyor. Tanışıp o gece ve sonrasında yaşananlar hakkında konuşuyorlar. Sonraki süreçte son derece samimi, güzel bir abla kardeş ilişkisi okuyoruz. Seher'in başkasıyla nişanlıyken sevmediği, istemediği evli ve çocuklu bir adam tarafından kaçırılması, ondan çocuklarının olması, bir apartman dairesinde kapı üzerine kilitli bir halde çocuklarıyla günlerini geçirmesi, yıllarca nefretinin dinmediği bu adamla yaşamaya devam etmesi ve bu adam yani Cemil tarafından kaçırıldığında uğradığı t*cavüz okurken sinirlendiğim noktalardı. Cemil, Seher'i sevdiği için sanki bu durum normalleştirilmiş gibiydi. Sonradan Cemil ile ilgili gerçekler ortaya çıkmış olsa da aslında kötü bir insan olmadığı anlaşılsa da Seher dahil herkes onu affetse de Seher'e yapılanları doğru bulmadım. Onun dışında Ayşe ve Seher'in yakınlığını ve Cemil'in ilk eşinden olan oğlu Ömer'le Ayşe arasındaki aşkı okumak çok güzeldi. Ömer'in Ayşe'ye olan güzel sevgisi kitaptaki en masumane en güzel şeydi. Olaylar güzel başlamasa da mutlu sonla bitti. Okumak isteyenler için şimdiden keyifli okumalar dilerim. ! Kitapta yazım yanlışları bulunmaktadır. Kaderin Peşinde Ayten Ahmetoğlu
Kaderin PeşindeAyten Ahmetoğlu · Ahir Zaman Yayınları · 20248 okunma
8/10
·80 syf.··
2024 19. kitabı
Orada Kimse Var Mı? - Ergül Laçinel Binlerce kişinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan 1999 Gölcük depremi hakkında hepimizin az çok bilgisi vardır. Yazar, bu konudan esinlenerek gerçeklerle beraber biraz da hayal gücünün etkisiyle eseri kaleme almış. Kitap, Üzeyir adlı karakterin eşi ve çocuğuyla birlikte gece vakti evlerinde depreme yakalanmalarıyla başlıyor. Dakikalarca hatta saatlerce kurtarılmayı bekliyorlar. Derken Üzeyir, önce kucağındaki çocuğunun soğukluğunu hissediyor. Sonra da eşinin sessizliği arkasındaki ölümü fark ediyor. Bununla da kalmıyor ve Üzeyir bir bacağını kaybediyor. Üzeyir'in enkaz altındaki bekleyişi esnasında zihninde sürekli geçmiş yaşantıları canlanıyor. Bütün bir hayatına, acılarına, kayıplarına tanık oluyoruz. Askerliği bittikten sonra köyüne dönüp evlendiği çok sevdiği Zeyno ve karnındaki çocuğunu, Zeyno'nun kaybından sonra acılarını unutup yeniden sevmeyi, umudu, mutluluğu yaşadığı Eva ve karnındaki çocuğunu, Eva'dan sonra tekrar yaşama birlikte tutunduğu Sümbül ve çocuğunu tek tek kaybediyor. Öyle bir şey ki bu her defasında tam mutlu oldum derken tekrardan yıkılıveriyor Üzeyir. Bizler de tüm bu acı olayları kitabın satırlarından okuyoruz. Üzeyir, enkazdan çıkarıldığında bir süre hastanede tedavi görüyor. Bu sırada onunla Havva hemşire ilgileniyor. Hastaneden ayrıldıktan sonra da iletişimleri kesilmiyor. Üzeyir'in ailesi Havva'yı çok seviyor. Havva ve Üzeyir de birbirlerine karşı boş değiller tabii. Peki sonrasında neler oluyor dersiniz? Üzeyir sonunda mutlu olabiliyor mu? Bu sorunun cevabını ben de bilmiyorum ama umarım Üzeyir ve Havva'yı mutlu bir son bekliyordur. Orada Kimse Var mı? Ergül Laçinel
Orada Kimse Var mı?Ergül Laçinel · Ares Kitap · 202411 okunma
Reklam