Daima, terazinin ibresi vicdandır.
Artık, vicdan dışında hiçbir şey namusluluğunu açıklayamaz: kazanımlarımızı tartsak tartsak bu terazide tartabiliriz ancak.
Yeniden oluşturup yapılandırmak: eğer yoksa: vicdanımız. Önümüze konan bu gerçekdışılığın dışına çıkabilmek başka türlü mümkün mü?
İnsanın, ödün vermeden savunması gereken bir gerçek var: kendi anlamı. İnsan kendi anlamını da, ancak, 'manevi içeriğini' zenginleştirdikçe kavrayabiliyor.