"Hiç kuşkusuz antik çağlarla günümüzün erotik yaşamı arasındaki en çarpıcı fark, eskiden içgüdüyü yüceltir ve onun adına en vasat nesneye bile hürmet ederlerdi. Oysa biz içgüdüsel edimin kendisini hor görüyor, onu yalnızca nesnenin değeri doğrultusunda mazur görüyoruz."
Birini emsalsiz olduğu için sevdiğimizi düşünebiliriz ama Freud'un dediğine göre, o kişi esasen onu sevdiğimiz için emsalsizdir. Belli insanlarin ve hatta belli "tip" insanların arzumuzu harekete geçirdiğini deneyimleyebiliriz ancak peşinde olduğumuz şey tatmin olmak ve Freud'un "nesnenin cazibesi" dediği de ikinci sırada geliyor. Bizi çeken arzumuz ve arzumuzun tatmini, onun nesneleri değil.