Bir tarafta tek bir adama aşık bir kadın diğer tarafta ise aşka aşık bir adam.. Nazım asla geriye dönüp bakmamış, ömrünün sonuna kadar ileriye yol almış. Piraye ise sadece Nazım da kalmış adeta esir düşmüş. Kitabın anlatımına gelecek olursak basitti, böyle mektupların üzerine daha da doldurulabilirdi. O yönden eksik buldum.
"Ben yaralıysam bu benim tercihim. İnsan tercihlerinin ya bedelini öder ya da mükafatlarindan faydalanır her daim. Tercih etmeseydim. Canımı yakmasaydım."
"Başka bir göze değdi diye gözlerin, gözlerim seni terk etti. Kandıramadim bir türlü. Başka bir eli avucunun içerisine alacaksın diye ellerim seni terk etti. İkna edemedim. Sensizlikte seni yaşattığım aşka karışıp hiçlikte sen olduğum ruhum seni terk etti. Bir şey diyemedim, dinlemedi, beni terk etti."
Bir kadın bu kadar güzel sevilebilirdi.. Kafka'nin Milenasi ...Okurken ağır ilerliyorsunuz olsun ama o mektuplardaki o inceliği , gerçekliği , saflığı en önemlisi de Kafka'nin aşkını anlamak için değerdi. Bitirdiginizde ise bir burukluk çöküyor..