Hepimiz büyüme çağındaydık. Bütün dünya... Bu yüzden yiyorduk ve yemeliydik. Birbirimizi ve her şeyi... Bir an önce büyüyüp de gebermek ve yerimizi başkalarına bırakmak için. Yeni bir çağ başlasın diye. Mümkünse bu çağa benzemeyen... Çünkü bizden bir bok olmayacağını anlamıştık. O kadar da aptal değildik. O kadar da değil…
Tabii eğer gerçekte yaşamış olsalardı, Robinson’la Cuma’ya da bizim hayatımız roman gibi gelirdi. Sorun da buydu zaten. Herkese, başka hayatların roman gibi gelmesi. Oysa sadece hayattı hepsi.