Tv lerde ya da bazı özel platformlarda hatta sinemada bile izleyecek bir şey bulamazken böyle kitapların raflarda cesur bir yapımcı ya da senarist bekliyor olduğunu görmek çok sinir bozucu. Ben bir yapımcı olsam asla kaçırmam bu kitabı. Aksiyon, Ortadoğu bataklığı, Zeytin Dalı Harekatı, iç savaşlar, elbette cinayet, göçmen sorunu, terör örgütleri, sınır kaçakçılığı, tabii ki polisiye… Yoruldum
Kurgu aslında üç koldan ilerliyor. İlk kolda Terörle Mücadele ekiplerinin yaptığı baskında bir hücre evinde, küvette bir çocuk cesedi bulunuyor. Organ mafyası dediğinizi duyar gibiyim. Onlar da öyle düşünüyor. Çünkü çocuğun mide ve böbrekleri kayıp. Cinayet Büro komiserleri Navi ve Arap olay yerine gidiyor. Navi organ mafyası olmadığından emin benim gibi çünkü onlar böyle özensiz kesip biçmez insanı.
İkinci kolda Burcu ile tanışıyoruz. Kendisi savaş muhabiri. TSK’nın Zeytin Dalı Harekatı için Afrin’de. Orada kendisine çok yardım eden Salef mezarlıkta öldürülüyor. Salef bir mezar hırsızlığının üstüne geldiğinden öldürüldüğü düşünülse de açılmış mezarlardaki cesetlerin birinin kayıp olması kafaları karıştırıyor haliyle.
Üçüncü kolda da Mekin ve Filit’le tanışıyoruz. İki arkadaş iş ararlarken bir iş adamının kaçakçılık işini kabul etmek zorunda kalıyorlar. Sınırı geçiyorlar ama çatışma kaçınılmaz. Annesiz kalan bir kız çocuğunu da çatışmanın ortasından kaçırıp İstanbul’a getiriyorlar.
İşte bu üç koldaki kahramanlarımız olayların akışıyla birbirleriyle karşılaşıyorlar. Tadından yenmez bir macera çıkıyor ortaya.
Melih Günaydın çok ama çok beğendim , kutlarım ve devamını isterim
@mr.melihgunaydin @dipnotkitap #eniyiyazarlartürkyaMelih Günaydın #Dipnot Yayınların #türkedebiyatı #türkyazarlar #türkpolisiyesi #polisiye #polisiyeroman #polisiyeedebiyat #iyipolisiyeiyiedebiyattır