Sibel Yıldız

Sibel Yıldız
@Mycreator
Gülmek, eğlenmek hayatın harika yönleridir. Ama hayat sürekli böyle değil. Bir şeyler olur. Ve bu “ şeyler “ her zaman hoş değildir. “Esasen, önemli olan yaşadığımız düşünceler veya hissettiğimiz duygularla “iyi olmaktır”.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
FARKINDALIK, o anda, dikkati dağılmadan mevcut olmak demektir. Zihni herhangi bir önyargı veya yargıdan arınmış, doğal farkındalık durumunda dinlendirmek anlamına gelir. Bu çoğumuzun sürekli olarak düşünce ve duygulara kapılıp kendimizi, başkalarını eleştirmek ve yargılamaktan ibaret olan hayatlarımızın tam tersidir. Bu alıntı bana, olayları kişisel algılamak yerine "olanı, olduğu gibi kabul edip anlamlandırmanın" hayatımızdaki hayati önemini bir kez daha hatırlattı. Örneğin; yaşanan aynı olay karşısında biri dünya başına yıkılmış gibi hissederken, diğeri bunun çözülebilir bir durum olduğunu düşünebilir. Buradan da anlaşılacağı üzere insan, hayat yolunu ancak kendi bakış açısı ve farkındalık düzeyiyle çizer.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Sirkte eğitimin en zorlu yönlerinden biri, çoğumuz için günlük ve sürekli olarak konfor alanlarımızdan çıkmamızın istenmesiydi. Palyaço atölyelerinde kendimizi aptal yerine koymaya, risk almaya, bir şeyler denemeye, başarısız olmak konusunda rahat olmaya teşvik edildik. Ve o anlarda sessizlikten başka hiçbir şey yoktu, kaçacak hiçbir yer yoktu. Ortaya bir şey koymak ve ne olduğunu görmek için bir varlık, acımasız bir dürüstlük gerekiyordu. Önemli olan oraya gidip onu yapmak, onun hakkında düşünmemek, başkalarının ne düşüneceğinden endişelenmemek, hatta belirli bir sonuca bağlı kalmamak, SADECE YAPMAKTI. (Kendi yorumum) Biz müslümanlar biliriz ki Peygamber Efendimiz 610 yılında Hira Mağarası'nda inzivadayken Cebrail (a.s.) tarafından "Oku!" emriyle gelen ilk vahiyle sarsılmıştı, yaşadığı yoğun heyecan ve korkuyla evine dönmüş ve eşi Hz. Hatice'ye "Beni örtün, beni örtün!" diyerek endişesini dile getirmişti. Bir süre konfor alanından, inzivadan çıkmamıştı ancak Rabbimiz, O’nun tebliğe başlaması gerektiğiyle ilgili bir vahiy göndermişti. Buna karşılık Peygamber Efendimiz kendisini "tamamen hazır hissetmeyi" beklemedi; ilahi emir gelir gelmez hemen eyleme geçti. Özetle, hazır olmak diye bir şey yoktur sadece yaşamak, eyleme geçmek vardır.
Sayfa 14·Kitabı okuyor