İçimdeki bu kabarmanın verdiği fiziksel işkence duygusuyla elimi boğulan biri gibi yüreğimin altında gümbür gümbür attığı göğsümün üstüne şiddetle bastırmak zorunda kaldım. Fakat acı olsun, haz olsun, korku olsun, dehşet veya pişmanlık olsun, hiçbirini tek ve diğerlerinden ayrı hissetmedim, hepsi iç içe geçip erimişti; sadece hissettiğimi, yaşadığımı, nefes aldığımı duyuyordum. Ve yıllardır unutmuş olduğum bu en basit, en temel duygu beni sarhoş etti. Otuz altı yıllık hayatımın hiçbir anında, canlı olduğumu bu baş döndürücü bir saat boyunca hissettiğim kadar coşkuyla hissetmemiştim.