Öncelikle vatanımın bütün insanına esenlikler dilerim. Kitabın uzun sürede bitmesinin sebebi beni derinden yaralayan deprem olayı. Muminler bir vücudun organları gibidirler. En çok da bu sözü anladım. Elbette o olayı yaşayan insanları bütünüyle anlayamayız lakin hepimizin tıpkı bir vucut gibi bu acıdan bir şeyler hissetmesi mümkün ve tabii. Tekrardan yaşanmaması için duacıyım.
Bu kitaba gelirsek kitabı iki bolumde yani iki açıdan incelemek isterim: Edebi ve felsefi.
Edebi açıdan Yabancı:
Kitap iki bölümden olusuyor.İlk bölüm annenin ölümü ve marie ile olaylar ve raymond ile olaylar ikinci kısım ise cinayetten sonrası.
Ilk bolumdeki dili basit buldum.Cümleler son derece yalın ve sadeydi. Hic derinlemesine bir cümle göremedim. Bu durumun Camusnün hayatı "absurd" bulmasından ve alaya almasından olayları sıradan görmesini ve alaya almasını çok iyi yansıttığını düsunuyorum. Ee uyuduk uyandık ne oldu simdi tadinda cümleleri anlatmak istediği seye çok iyi uymuş. Tek başina degerlendirecek olursam ilk bolümdeki anlatim cok sade fakat camus ü göze alırsam ki göze almamak mümkün değil anlatım çok yerinde.
Ikinci bölümde ise anlatım daha derinde ve tamamen meursaultun zihin dünyasının derinliklerinde çok daha anlam yüklü cümleler ve anlatımlar bulunmakta ve kitap felsefesinin tamamen açığa çıktığı ve anlamini bulduğu yer bence. Ikinci kisim akıcı oldukca. Savcı sanık ve avukatı oylece izliyorsunuz sanki. Durusma salonunda hissettiren bir havası var. Ve anlatımını oldukça beğendim.
FELSEFI AÇIDAN YABANCI
Oncelikle yazımın bu kısmına büyükçe bir başlık koymak istedim. Çünkü yabancı bir felsefe kitabı zannımca. Bu kitabi okumadan önce iyi ki sisifos soyleni ve sisifosa bir göz gezdirmişim. Çünki kitap sisifosu haykırmak üzere yazılmış. Kitapta ilk sayfalardan itibaren