Mini mini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler, neticesi olmayan hesaplar ve Allah kahretsin, karmakarışık menfaat düşünceleri dolduruyor… Buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz.
“Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar…
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar…
Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep, uzaktan sevdik..."
Sanki ağır bir şey üzerime çullanmış beni eziyordu. Sanki karanlık ve derin bir çukurun içinde yaşıyordum. Hissiz, duygusuz ve körleşmiş gibiydim. Yarı ölüye dönmüştüm.