“İki Gözüm Despina”, mübadele döneminin en acı tarafını; insanın doğup büyüdüğü topraklardan koparılmasını derinden hissettiren bir roman. Yunanistan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan bir ailenin yaşadığı hüzün, sadece bir taşınma hikâyesi değil; geride bırakılan çocukluk, komşuluk, hatıralar ve yarım kalan hayatların hikâyesi. Sayfalar ilerledikçe insan, bir evin değil aslında bir hayatın nasıl geride bırakıldığını görüyor. İçten anlatımıyla kalpte buruk bir iz bırakan, geçmişin acı gerçeklerini unutturmayan etkileyici bir eser.”