Adamların adam gibi adam, kadınların da o adamların hanımefendisi olduğu günlerdi o günler. Akşam olunca sevgilinin iş dönüşünü pencere kenarında beklemek kadar değerliydi, bekleyenin alnına bir öpücük kondurmak. Belki çok kez tekrarlamazlardı sevgi cümlelerini ama birbirine gülen gözlerinden hiç düşmezdi, “Iyiki varsın,” sözü. Ne zorlu hayat şartlarına yenik düşerdi sevgileri ne de yolun başından sonuna kadar eksilirdi birbirlerine verdikleri değer. Mutsuz olmak için bahaneler aramak yerine, birbirlerine sarılarak ve birlikte ayakta durarak azalırdı kederleri. İşte böyleydi eski zamanların sevgileri ve bir yastıkta ömür geçirmek için birbirine söz verenlerin hikâyeleri.
Allah bizi kıymet bilen insanlarla karşılaştırması dileğiyle huzurlu akşamlar diliyorum.
Sevginin olduğu yerde arkana bakarak yürümek zorunda kalmazsın. “Benim de tepeme basıp yükselmek isteyebilirler…” paranoyası yaşamazsın. “Arkadan gelenin atacağı depar sonum olabilir!” paniği yaşamazsın. Başkasının ne yaptığını ya da ne yapacağına bağlı olmaz yürüdüğün yol.
Sevginin olduğu yerde paylaşım vardır, tecrübe vardır, destek vardır. Soluk soluğa kalmak yoktur. Soluk alıp soluk vermek vardır. Bu yüzden neyin başarı neyin kazanç sayılacağını iyi hesapla.
Hatırlıyorum da ben küçükken yaşadığımız apartmanda herkes birbirini tanırdı, mahallede de öyle…Komşularımız birbirini bilir, bir araya gelir, bir sorun olduğunda da birlikte daha çabuk çözerlerdi. Birinin sorunu olduğunda toplanır, el birliğiyle sorunu gidermeye çalışırlardı. Birlikte olmanın, bir arada olmanın ne büyük bir güç olduğunu o eski mahallemizi kaybettiğimde anladım. Artık kimse birbirine selam bile vermiyor, değil tanımak, değil yardımına koşmak…