Nur Erdem

İnsan kaderinin büyük taraflarından biri de,bugün attığı adımların kendisini nereye götüreceğini bilmemesidir.
Sayfa 50
Reklam
Bir gün Anadolu insanının his tarihi yazılır ve hayatımız bu zaviyeden gerçek bir sorgunun sürecinden geçirilirse,moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır
Sayfa 10
Siyasete baktığımızda iktidar için savaşan bireyler,özel çıkarlar peşinde koşan gruplar zorbaca yönetilen sistemler ve kendi amaçlarından saptırılan kurumlar gördüğümüz doğrudur.Hiç kimse bu gerçekleri inkar etmeyecektir.Ancak siyasetin bunların üzerinde yargı gücü oluşturduğu da doğru değil midir?İnsanlar doğru ile yanlışın açısından gözlem ve değerlendirme yaparlar.Watergate olayı bu durumu kanıtlar.Real politik'in yasayı yok sayan dünyası,kendi üstünde bir yerde olan ahlaki yargıdan önce gelir.Ahlaki değerler,somut siyasal tavrın merkezidir.Dahası siyasette tatsızlıklardan daha fazlasının bulunabileceği görüşüne karşı çıkabilir miyiz?Özgecilik,yardımseverlik,kendini feda etme,toplumsal iyiliğe adanma,insanlığın refahını önemseme,gerçekçi yazarların sermayesi olan patoloji gibi siyasi tarih içindeki manifestolardır.Ahlaki öğeler siyasetin bir bölümünü oluşturduğuna göre,siyaseti ahlaktan ayrı değerlendirmek mümkün müdür?
Sayfa 43
Siyaset,araçlar için olduğu kadar amaçlar için de bir arayıştır.
Sayfa 42