Martin karakteri ilk başta toy, eğitimsiz birisi gibi görünüyor. Burjuva kesim hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Kitapta Martin karakterinin gelişimi ve bu gelişimle birlikte yaptığı toplumsal eleştiriler geliyor. Bunların detaylı detaylı incelemeleri mevcut. Benim dikkatimi çeken kısım İlk sayfada tanıştığımız Martinden öncesi bir nevi karakteri diyebiliriz. Martin çok güçlü bir karakter ama öyle havadan düşercesine gelmiş bir güçlü karakter değil. Yazar bunun temelini çok güzel atmış. Gençlik yıllarında çete lideri olması ve asla pes etmeyen karakterini gösteriyor yazar. Sonrasında Yelken açtıkları zaman gemi işinde de başarılı. İşlerde arka planda kalan yardımcı eleman görevi görmüyor hiçbir zaman. Çamaşırhane işi şayet öyle. Yaşadığı hayat martinin fiziksel özelliklerini geliştirmiş. Fiziksel olarak normal insanlardan çok daha gelişmiş, kat edebilceği çok bir şey kalmamış zaten.
Yazar bu noktada yani kitabın başında yeni bir savaş cephesi açıyor. Martinin hiç alışık olmadığı bilmediği bir yerden açıyor bu cepheyi. Fiziksel özelliklerinin işe yaramadığı Zihin cephesinden. Bu zamana kadar zihnini zorlamamış ilkokul terk bir kişilikten bahsediyoruz. Newton kanunlarının kuantum fiziğinde çökmesi gibi, Hayatı boyunca edindiği tecrübelerin hiçbirisi ona yardım edemiyordu. Tam anlamıyla sıfırdan bir savaşa giriyordu Martin sırf sevdiği kadının gözünde kendini yükseltebilmek için. Bu cepheye gidecekti.
Martinin gözünden bakalım. Sokaklarda büyümüşsünüz, pahalı eşyaları olan diksiyonlu insanların içine girdiğinizi düşünün... Onlara hayran kalır, böyle bir hayatı arzu edersiniz Martinde'de bu oluyor bir de Ruth ile aşk faktörü girince Martin için savaşmak için büyük bir motivasyon kaynağı oluyor. Bu gözünde yükselttiği insanların yani burjuva sınıfının yapmacıklığını, sürü