Samet Bostancı

Samet Bostancı
İçinde bir benle, benden öte benden ziyade mütevazı bir gönülle kitaplara muhtaç... Okumak, farklı hikayeleri tek ömür de birleştirmek ve sevebilmek demek...
KS: Varlığın canlılığını idrak edebilmek bambaşka bir şeydir. Nezaket, "bir başkasının yabancı gördüğü yerde bir dost insan görmek" olarak tanımlanır. Herkesin sıradan bir çiçek gördüğü yerde Allah'ı (c.c.) zikreden nebatatı görmek, onların iç dinamiğini hissedebilmek... Dağlarla konuşmak, dağların size konuşması... Resul-i Ekrem'in "Uhud bizi sever, biz de Uhud'u..." buyurduğu gibi.
Sayfa 107
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kur'an-ı Kerim'de de buyurulduğu gibi, "görebilen gözler için nice ibretler vardır." İnsan severek anlayabilir. Bu iş sadece mantık meselesi değil, teslimiyet, gönül işi. Severseniz, bazı hakikatlere yaklaşmanıza izin verilir.
Sayfa 99

Samet Bostancı

, bir kitabı yarım bıraktı
Ahmet Şimşirgil
9.2/10 · 199 okunma
KS: Edward Said'in çok sevdiğim bir ifadesi var: "Sömürgecilik, insanların hikâyelerini ellerinden almak, onları kendi hikâyelerini yazma kudretinden mahrum bırakmaktır." Şimdi kendimizi nereden tanımlıyoruz? Yunus'tan, Mevlâna'dan mı, yoksa Batı'nın geliştirdiği çerçevelerin içine mi hapsetmeye çalışıyoruz?
Sayfa 89
SÖ: Bir manevi önderle düşüp kalkmak lazım. O, "Git" derse gideceksin, "Gel" derse geleceksin, "Gelme" derse kapıda bekleyeceksin. Böylece zamanla onun hâl-lerini kuşanırsın. Bu, okulda ders veren bir öğretmen gibi değil, tamamen farklı bir şey. Onunla vakit geçirecek, onu takip edeceksin. Fethi Ağabey böyle bir zattı. Ben onu kollamaya çalışırdım, o da bana fazla yüklenmezdi. Biraz hırpalardı ama çok fazla değil. Acırdı bana, bunu bilirim.
Sayfa 84