Nimet ACUN

Nimet ACUN
@Nacun
Memur
Lisans
Kayseri
1983
8 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
10/10
·163 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 00:41
Kaybedilen en kıymetli eşyanın , Servetin , her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor . Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor . Bunun sebebi herhalde , ' bu böyle olmayabilirdi ' düşüncesi ... Yoksa insan mukkader telakki ettiği şeyleri kabule her zaman hazırdırdır . - İnsanlara diyorum , o kadar umut vermeyin ..üzmeyin o kadar ..bak acısı sonradan çok feci çıkıyor ..bak sonradan vicdan azabından kurtulamıyorsun ..benden söylemesi . - Kitaptan bir saat sonra yavaş yavaş kendime geliyorum inşallah..inanırmısınız son sayfalarını okurken , sırtımın kahrımdan terlediğini ve bütün vücudumun sanki felç geçirmiş olduğunu söylersem gram kadar abartmış olmam ..Ve kitap sonra " Azer Bülbülden Duygularım Darmadağın Anlayamadim " parçasını 4-5 defa dinledim ..çünkü beni derinden tamda kalbimden yarladı ... - kitapla ilgili biraz yorum yaparsam ; dünyadan soyutlanan ikin insanın tesadüf eseri bir araya gelmesi ve bir şekilde tanışmaları ...Ve uzun bir süreden sonra birbirlerine bağlanmaları ..Bir gün yılbaşı gecesinde birlikte oldukdan sonra kadın adama + denedim seni sevmeyi ama olmuyor işte git burdan ve uzun bir süre buluşmayalim derken Adam gider ve kadın hasta olur ...adam evine uğrayim derken kadinin hasta olduğunu ve iki gündür hastanede olduğunu öğrenir..koşa koşa gider yanına orda 25 kadına bakar ve kadın bu zamanda anlar adami gerçekten sevdiğini ..ve bir gün adama bir mektup gelir adamin babasi öldüğünü ve hemen gelmesi gerektiğini söyler ...ve ayrılıralr ..adam memleketine gelir ama kadınla mektuplaşmaya devam eder bu sırada kadın adama sana bir sürpizim var gelirken söyleyecem diyor ..( burda ben okurken bile bu sürpizin bir çocuk olduğunu anladımm yani eğer adam isteseydi gidebilirdi kızına
Hukuk
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Nilüfer Yayınları · 2019375,9bin okunma
Nimet ACUN
Güzel bir yorum olmuş 👏
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
3/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2019 139. kitabı
·
195 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2019 23:58
Orhan Pamuk`un Kara Kitap`ı sonrası bitirmekte en çok zorlandığım kitaplardan biri oldu. Felsefi konulara aşırı ilgi duymadan da belli seviyede ilgimi çeker fakat sanırım Sisifos söyleminde kitabın çevirisi konunun çok önüne geçti benim için. Anlamsız devrik cümleler, günlük literatüre uzak jargonlar, anlaşılmayı zorlaştıran kelime seçimleri metni benim için tam bir kaosa çevirdi. Metni anlayamıyorum ki felsefi bir yorum getireyim. Çeviride kullanılan kelimelerin yerine kesinlikle daha anlaşılır, kolay kelimeler seçilebilirdi. Uyumsuz, uslama, ulam, eytişim, bağıntı, sıvışma gibi onlarca kelime kitabı boğmuş açıkçası. Kitaplar hakkında olumsuz konuşmayı sevmiyorum. Cümle cümle dikkatinizi vererek okumanız gereken bir kitap. Ben o sabrı gösteremedim bir noktadan sonra. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Nimet ACUN
Kitabı merak ederek okumaya başladım ancak çeviriye ben de katılıyorum çok devrik cümleler bulunuyor. anlaşılması zor bir kitap.
8/10
·160 syf.··
2018 89. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2018 21:18
Albert Camus "Saçma, Absürd, Uyumsuz, Varoluşçu" felsefesini "intihar" konusuyla anlatmaya başlıyor. İntihar konusunu açıklamaya çalışırken bireyde var olan "umutsuzluk, bıkkınlık" halleri üzerinde duruyor. Bu konuda Kierkegaard'ın umutsuzluktan kurtulmak için Tanrı'ya yönelme görüşünü neredeyse kitabın başından sonuna kadar derinlemesine işliyor. Fakat intihardan kurtulmak için Kierkegaard gibi Tanrı'ya yönelme yolunu da önermiyor. Kendi felsefesinde umutsuz bireyin farklı bir şeyler yarattığını söylüyor. Bu konuda sanatı örnek gösteriyor. Aslında Albert Camus'nun umutsuzluğu giderme gibi bir derdi de yok, felsefesini umutsuzluk üzerine ve bu umutsuzluğa alışmak, onunla yaşamak üzerine kuruyor. Anlattığı "uyumsuz" bireyin en önemli özelliği aşırı ölçüde "kayıtsız" oluşu. Bu kayıtsızlığın en müthiş örneğini "Yabancı" eserinde görebiliriz. Peki Albert Camus uyumsuz bireyin kayıtsızlığıyla intihardan uzaklaştığını mı anlatıyor? Tam anlamıyla öyle değil. İş bu noktaya gelince Camus devreye Sisifos karakterini sokuyor. Sisifos'un uyumsuzluğunu, yaptığı saçma işi kabullenme, bundan mutluluk duyma ve başkaldırı durumuna dönüştürüyor. Ve böylece dağın tepesine taşı çıkarırken, taşın tekrar aşağı yuvarlanacağını bilen Sisifos'a müthiş bir "bilinçlilik" kazandırıyor. Albert Camus bu eserinde, Dostoyevski ve Kafka'nın yaratmış olduğu karakterlerin, uyumsuz felsefesine göre kişilik analizlerini de yapıyor. Merak ediyorum da Camus acaba Turgenyev eserlerini okumuş mudur? Okumuş olsaydı Turgenyev'in "Bazarov, Litvinov, Nejdanov" karakterleri üzerine neler yazardı. Belki de bu karakterleri analiz edecek kadar değerli görmedi, bilemiyorum. Ama ben bu "nihilist" karakterlerle "uyumsuz" karakterler arasında müthiş bir benzerlik görüyorum. Şöyle bir örnek vereyim; Camus'nün
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Nimet ACUN
Çeviri de bende sıkıntı olduğunu düşündüm benimle aynı noktaya parmak basmışsiniz