Pek bilmiyordum ama en azından şunu biliyordum; kimse kimsenin adına konuşamaz. Çünkü her ne kadar bir yabancının hikayesini anlatmak istesek de eninde sonunda hep kendi hikayemizi anlatırız.
Yazar, annesinin tutsaklıktan özgürlüğe giden dönüşümünü anlatıyor. Dünyanın her yerinde kadınların kendi hayatını yaşayamadığı öykülerin bulunması çok çarpıcı. Yaşadığım kültürde ve içinde büyüdüğüm toplumda bu şekilde hayatını sürdürmek zorunda kalan, çoğu kez başka bir hayatın mümkün olmadığını düşünen, çeşitli engeller ve bahanelerle acı çektikleri o konfor alanından çıkamayan çok kadın gördüm ve görmeye devam ediyorum. Hepimizin bir hayatı var ve maalesef bunu istediği gibi yaşayamayan hala bir sürü kadın var. Umarım hayatının direksiyonuna geçebilecek gücü ve cesareti bulurlar.
Sıkıntıyı, babamın yaşamı tarafından dayatılan saatler ve günler tekrarını bertaraf etmek için konuştuğunu anlamıyordum, ki kendi yaşamını anlatıya dönüştürmek, tıpkı yıllar sonra benim için de geçerli olacağı üzere, varlığının ağırlığına dayanabilmekte bulduğu en iyi yöntemdi.