Balı yedikten sonra tadı o kadar da muhteşem değildi, bir şeye varıldığında o kadar da zevkli değildi, ödül artık o kadar ödül değildi çünkü elde edilmişti. Hayatımızda aldığımız tüm ödülleri toplasak çok bir şey olmadıklarını düşünebilirdik. Ama ödüller arasındaki boşlukları toplasak, çok büyük ve önemli olduklarını anlardık. Sadece ödül anından değil de hayatımızın tamamından hoşlansaydık ne olurdu?
Neden bu kadar acele içinde yaşıyoruz ve hayatı harcıyoruz. Daha aç bile olmadan açlıktan ölmeyi düşünmeye programlıyız. Derler ki vaktinde atılan bir dikiş dokuz dikişten kurtarır ve sırf bu yüzden yarın sadece dokuz dikiş atmamak için bugün binlerce dikiş atılıyor.
Lao Tzu’ya göre İnsan evrensel yasalara göre faaliyette olan doğal dengeye müdahale ettikçe uyum ve harmoniden giderek uzaklaşır. Ne kadar zorlarsa o kadar fazla problem yaşar. Ağır ya da hafif, yaş ya da kuru, hızlı ya da yavaş, her şeyin kendine has bir doğası vardır. Bu akışa, probleme sebep olmadan müdahale edemezsiniz. Soyut ve keyfi kurallar dışarıdan zorla yüklendiğinde sorunlar kaçınılmazdır. Hayat bunu yapanlar için ekşi bir hale getir.