N. K.

06.02.2023
Gece dört Yok yok, sabah dört Gecenin köründe Uykunun en tatlı yerinde Aklı duruyor insanın Herkes uykuda Şehirlerin beşiği sallanıyor Çatlayan temellerde Uyutmak için değil Zaten herkes uykuda Uykuda kıstırıyor Çatlak duvarlar Sallanan koltuklar Herkesi birden ayağa dikiyor Düşürmek için titrek, soğuk korkulara Saati çalıyor gıcırdayan eşyalarınızın Uyan diye inliyor hepsi birden Kediniz huysuz bu yüzden Köpeğiniz aksi Uykunun değil Can pazarının vakti "Rabbim sen yardımcıları ol" Amin.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gülşen Dadı, bir tepsi içinde, iki sütlü kahve getiriyordu. Lami ile Bedia' nın izdivacından beri, üç senenin sabahında karşılıklı içtikleri sütlü kahve. Aynı tepsi, aynı fincanlar. Kırk seneden fazla, Bedia' nın hanım ninesiyle büyük babasına, rahmetli annesiyle babasına, orada "Kendi elceğiziyle" sütlü kahve getiren ve Boğaziçi sabahlarının tadını ancak böyle hisseder Gülşen Dadı' nın gözleri yaşarıyordu. Bedia da, Lami de buna dikkat ettiler. Dudaklarını fincanlara götürürken, gözlerini Gülşen Dadı' dan birbirlerine çevirdiler.
"İçinizde tamamen yeni ve gayet önemli bir şey varsa, bu başkaları tarafından bilinmiyorsa, duyulmamışsa ve bunu ifade etme ihtiyacı sizi rahat bırakmıyorsa, işte o zaman yazabilirsiniz."
1000Kitap
Sen ağladıkça ağlar bulutlar. Sil göz yaşını Gülümsemenle gökkuşağı açar Güller filize durmuş Dereler çağlamakta Gökler susmuş Sil göz yaşını Bulutları ağlatma
1000k