Gülşen Dadı, bir tepsi içinde, iki sütlü kahve getiriyordu. Lami ile Bedia' nın izdivacından beri, üç senenin sabahında karşılıklı içtikleri sütlü kahve. Aynı tepsi, aynı fincanlar. Kırk seneden fazla, Bedia' nın hanım ninesiyle büyük babasına, rahmetli annesiyle babasına, orada "Kendi elceğiziyle" sütlü kahve getiren ve Boğaziçi sabahlarının tadını ancak böyle hisseder Gülşen Dadı' nın gözleri yaşarıyordu. Bedia da, Lami de buna dikkat ettiler. Dudaklarını fincanlara götürürken, gözlerini Gülşen Dadı' dan birbirlerine çevirdiler.