Gönlüm berrak, yüzüm ak sehven karalansa da
Şairin inişinden ziyadedir yokuşu
Canıma kastederken düşüp yaralansa da
Terketmem kaderine kanadı kırık kuşu
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir yerde okumuştum, bir ressam almış tuvalini, boyalarını çıkmış bahçeye. Bahçede güzel mi güzel, leziz mi leziz üzüm salkımları.. Ressam daldaki birkaç salkım üzümün resmini yapmış en ince ayrıntısına kadar düşünerek ve adeta bir başyapıt ortay çıkartmış. Resmi bitirince çekmiş iskemleyi oturmuş resmin karşısına eserini seyretmeye başlamış. Tam o anda bir kuş gelip resimdeki üzümleri yemeye çalışınca delmiş, yırtmış tuvali. Resim berbat olmuş.
Ressam "Ben naptım, keşke resmi aslına bu kadar çok benzetmeseydim! İşte o zaman resmim zarar görmezdi." demiş.
Bu kitap bence bunun tersini anlatıyor, amaç ters ama sonuç aynı. Burada ressam benzetmeye çalışırken abartmış ve aşırı benzerlik resme zarar vermiş. Ya hayvan çiftliğinde insana benzememeye çalışırken insanlaşan hatta insanla birebir özdeşleşen hayvanların hikayesi anlatılmış. Sadece yönetici insanlara, diktatörlere benzer domuzlarıyla değil ezilen, sömürülen köleleştrilen insanları anlatan diğer çiftlik hayvanlarıyla da, acımasız kolluk kuvvetlerini anlatan köpekleriyle de.
Ayrıca çevirmen ve eleştirmenler burada Stalin' i, Hitler' i ve dönemin diğer lider ve toplumlarını bazaladığını söylelerde ve hatta Koca Reis, Lenin gibi düşünülmüş olsa da bu eserde bütün bunların yanısıra Hz. İsa' nın öğretisini devam ettirmekle görevli patriklerin, rahiplerin kendi çıkarları için kutsal emirleri değiştirmelerine ve halkın gözünün içine baka baka yalan söylemlerine de göndermeler yapılmış. Ve kesinlikle okunması gereken harkulade bir eser ortaya çıkmış.