Kitaplara o kadar gömülmüş halde yaşıyordum ki kendimi çapasız bir halde
sürükleniyor gibi hissediyordum, illaki kendi zamanımın ve mekanımın bir parçası değildim, bir ayağım ya da daha fazlası daima başka yerlerdeydi, ortaçağda, hayali yerlerde, Edward döneminde. Bu süzüle süzüle gezinen dünyada, bir gün uyandığımda kendimi bahsettiğim bu diğer yerlerden ve
zamanlardan birinde bulabileceğime dair bir his vardı içimde.