yaşamanın güzelliği dedim de hatırladım. yaşamanın güzelliği her zaman duyabilir insan. hatta şimdi gördüğümüz gibi, geciken biri vapur beklerken bile. yeter ki her şeyi ,her şeyi ,insanları, duyularımızı, eşyayı sevelim. bir çocuğun dış Dünya karşısında duyduğu hayranlık olsun içimizde. en küçük bir yağmur damlasına bile ilgi duyalım. böyle oldu mu,bir iskele meydanında, on dakikada, dilerseniz hatıralarımızı dünyasına kayar gider, yıllar önce yaşanmış bir anı yeni baştan yaşarsınız. dilerseniz meydandan geçen insanları seyreder, kafanıza romanlarını kurar, kurar da sonra yine kendiniz okursunuz.
Karısının, kızının, oğlunun şimdi içinde uyudukları şu evi bir gemiye benzetiyordu.limandan halatlarını çözmüş,geceye, tıpkı ucu bucağı bilinmeyen bir deniz gibi geceye açılan bir gemiye. yarın sabah, günün ilk aydınlıkları içinde uyanınca kendilerini yeni bir limanda bulacaklardı.