Allah,Selim’e dans öğretmeye pek
niyetli görünmüyordu.Her şeye kadir olduğu halde böyle küçük işlerde bile kullarına yardım etmiyordu.Üstelik bu işlere Metin’i memur ediyordu ve Metin de Selim’in beceriksizliğiyle alay ediyordu:Selim’in hiçbir şey öğrenemeyeceğini söyleyerek gülüyordu. Selim ise,kendini Metin’e beğendirmek için çırpınıyordu.Bir yandan da Allah’a başvurmayı ihmal etmiyordu:çok zayıftı,biraz daha kuvvetlenemez miydi?Metin,izci takımında trampet çalıyordu,Selim de trampet bölüğüne alınamaz mıydı?Allah susuyordu.
İnsanların yalan söylemesi için bir gerekçe görmediğinden,onlara inanmakta güçlük çekmiyordu.İnsanlara inanmadan,onlarla birlikte olmanın mümkün olmadığını sanıyordu.İnsanlara inanmadığı zaman onlardan kaçıyordu.Söylenenlere inanmadığı zaman,inanır görünmenin,insanlara ihanet etmek olduğunu düşünüyordu ve bu ihanetinin anlaşılmaması için,ortalıkta görünmemeyi tercih ediyordu.
Kitaplardan,yaşantılarım için yararlanamadığımı ve kendimi bir biçime sokamadığımı da yüzüme vurabilirsiniz.Ne yapabilirim?Kitap okumakla,manavın beni aldatmasına engel olamıyorum bir türlü. Manava inanmadığım halde beni aldatıyor namussuz.Ya inandığım dostlarımın beni aldatmasını önlemek:büsbütün imkânsız bu.