Kendimizi sabit, katı, değişmez bir şey sanıyoruz. Kim olduğumuzla ilgili fikirlerimiz ve kararlarımız var. Nelerden korktuğumuzu, neleri istediğimizi, neleri sevdiğimizi, neleri sevmediğimizi belirlemişiz. Bu sınırların dışına çıkarsak yanlış bir şey yapacakmışız gibi hissediyoruz. Kendimize "Ben" adında bir hapishane yapmışız, bir türlü tahliye olamıyoruz Osman.
Kendimizi çok karmaşık varlıklar sanıyoruz. Çözebilmek için de karmaşık düşünceler içinde boğulup duruyoruz. Halbuki basit işte. Korkularımızın ve arzularımızın altını kısabilirsek biraz daha mutlu yaşayabiliriz Osman.
Istanbul'u bıraktım demeye çalışıyorum. Bir sure kullanmamaya karar verdim; ciğer dalak bırakmadı. Bundan sonra cenazesine bile gitmem diyeceğim de, gideceğimi adım gibi biliyorum. İstanbul'dan değil ama her hayat yıkıp kuruşumda yine senden ayrılmaktan bıktım, artık ne olacaksa olsun Osman.