Büyükanne herkesin iki aklı olduğunu söyledi. Akıllardan biri bedenin yaşaması için gerekli olan şeylerle ilgiliydi. Bedene gerekli olan barınak, yiyecek ve benzeri şeyleri nasıl bulabileceğini düşünmek için bu aklı kullanmak gerekirdi. Eşleşmek ve çocuk sahibi olmak için de bu aklı kullanmak gerektiğini söyledi. Bu aklı taşıyabildiğimiz kadar taşımamız gerektiğini söyledi. Ama bu tür şeylerle hiç mi hiç ilgisi olmayan başka bir aklımız daha varmış. Dedi ki bu ruh aklıymış.
Sayfa 77 - Say Yayınları, 12.baskı, İstanbul 2017·Kitabı okuyacak
Büyükanne'nin adı Bonnie Bee'ydi. Gece geç vakit Büyükbaba'nın "Sen benim kandaşımsın, Bonnie Bee!" dediğini duyduğum zaman, "Seni seviyorum" dediğini biliyordum çünkü duygu sözcüklere yansıyordu.
Konuşurlarken Büyükanne, " Ben senin kandaşın mıyım Wales?" diye sorar da, Büyükbaba "Sen kandaşımsın," derse, bunun anlamı "Seni anlıyorum"du. Onlara göre sevgi ve anlayış aynı şeydi. Büyükanne, anlamadığı bir şeyi sevemeyeceğini söyledi. İnsanları ve Tanrı'yı anlamazsan ne insanları ne Tanrı'yı sevebilirdin.
Büyükbaba ile Büyükanne birbirlerini anlıyorlardı ve dolayısıyla seviyorlardı. Büyükanne, yıllar geçtikçe anlayışının derinleştiğini ve ölümlü insanların düşünebileceği ya da açıklayabileceği şeylerin ötesine geçtiğini sandığını söyledi Dolayısıyla buna "kandaş olmak" diyorlardı.
Sayfa 52 - Say Yayınları, 12.baskı, İstanbul 2017·Kitabı okuyacak