Önce hastanın önem vermediği küçük işa-retler belirir, sonra bu işaretler gittikçe daha sık tekrarlanır ve zamanla kurtulmanın imkânsız olduğu bir ıstırap haline gelir. Acı giderek büyür ve hasta düşünmeye vakit bulamaz olur. O zaman şunu fark eder ki, kendisinin sağlık içinde yaşarken pek fazla önemsemediği şey, aslında dünyada onun için en önemli olan şeydir: Yani, ölümdür.
İnanç, bugün ya da eski devirlerde olsun hep dış baskı-larla ayakta tutulmaya çalışılmıştır ve insanlar ona sonsuz bir güven duyarak, yaşamlarında inanca bütünüyle yer vere-memişlerdir. İnanç, bugün artık bilimlerin ve inanç esaslarıy-la ters düşen hayat deneyimlerinin etkisi altında erimektedir ve erimiştir.