Nazlı Süner

Nazlı Süner
@Naz_ende
Kırıldığınız yere dua sürün. Mus'ab hiçbir mükafat almadan gitti... linkedin.com/in/nazlı-süner
"ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ EĞİTİMİ"
Pedagog Adem Güneş’in “Cezasız Eğitim ile Kalıcı Öğrenme İçin Edinerek Öğrenme” kitabından çıkardığımız notlar ile hazırlanmıştır. Hazırlayan: Tülay Şimşek Kaynak: Suffagah 🔹 Kendilik bozukluğu. Çocuğun kendi kişiliğine has yapısını ortaya koyabilmesi için temel şart, bundan önceki dönemde “değersizlik” edinmemiş ve “var olduğu hali ile kabul edilmiş” olmasıdır. Fıtrat–Mizaç; bireyin mayası. 🔸 Mimik kullanma becerisi çocuklukta edinilir. Duygularını içten geldiğince yaşayabilmiş çocukların en belirgin kişilik özelliği kaygısız tebessümleridir. 🔹 Çocuk zihni savunmasızdır. Bir yetişkin çocuğa nasıl davranıyorsa çocuk, kendisinin öyle davranılması gereken biri olduğuna inanır. 🔸 Pedagojide şiddet, duygusal acı verme eylemi olarak tanımlanır. Anne babasından tokat yiyen bir çocuk, yanağı acıdığı için değil, aşağılandığı için ağlar. 🔹 Agresiflik, dışa dönük yıkıcılıktır; depresiflik ise içe dönük… Depresif kişiler sessizdir, problem çıkarmaz yalnız kalmaktan sıkılmazlar. 🔸 Hayattaki sorunlar, sorunların büyüklüğü ile değil o sorunlara yöneltilen bakış açısıyla belirlenir. ✨ Çocuğuna güzel bir kişilik kazandırmak isteyen ebeveynler, onlarda öne geçmek çabası oluşturmak yerine, “içinde bulundukları anın kıymetini bilme becerisi” kazandırmalıdırlar. ⚠️Çocuk eğitiminin iki temel yanlışı “engelleme” ve “koşul öne sürme” dir. ⚠️ Çocukla ilgilenmek, onun adına düşünmek, onun adına karar almak, onun adına bir şeyler yapmak değil; ona kendi işini kendisi yapabilmesi için adım adım rehberlik etmektir. ⚠️ 👍🏿 Anne babalık, çocuğun eksik ve zayıf yanlarını onun yüzüne vurma, onu utandırıp mahcup etme işi değil, kırılmış çocuk kalbine teselli olabilme becerisi geliştirmektir. 👦👧 “Hiçbir çocuk yalan söylemez.” Yalan insan fıtratından değil, korkunun ürünüdür.
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"İKİ ZAYIF"
Kadının zayıf olması, bedeninin cılız olmasından değildir. Onun zayıflığı, nikâh akdi ile beraber kendisini erkeğin himayesine teslim etmesiyle başlayan süreçte hayatını erkeğin emrinde yaşamaya mecbur kalmasındandır. Elbette bedensel zayıflığı da bir nebze itibara alınabilir. Hamilelik, doğum, emzirme gibi sorumlulukları da onu yıpratmaktadır. Her halükarda kadın zayıftır, duygusaldır. Onun bu durumu, ondan sorumlu olan ve kadını Allah adına kıyılan bir nikâhla himayesine alan eşinin de ciddi bir sorumluluk altında olmasını gerektirmektedir. Erkeğin buna dikkat etmemesi halinde dünyevi ve uhrevî sorumluluğu artacaktır. Yetim için de duygusal zayıflıklardan söz edilebilir. Ama asıl önemsenmesi gereken durum yetimin, Allah Teâlâ'nın bazı kullarını sınamak için yetim kalmasıdır. Yetimi sadece evsizliği, açlığı ve çıplaklığı ile de göremeyiz. Yetimin belki de en büyük sorunu, onun iyi bir mü'min olarak yetiştirilmesindeki zorluktur. Yetimi aç bırakmak kadar onu iyi bir mü'min olmanın gerektirdiği eğitimden ve ilgiden yoksun bırakmak da bir sorumluluktur. Karnı doyan ama zihni aç kalan bir yetim,mesuliyet getirmektedir. Peygamber aleyhisselam efendimiz bu mesuliyetten çekinmektedir. Ümmet'i de kendine hangi açıdan ders çıkaracağını bilmeye mecburdur. ☞ İNCİ'DEN KÜPELER ☜ 📌 Kadınlar zayıftır ama Allah'ın koruması altındadır. Bir kişinin Allah'ın koruması altında olması halinde ona zulmeden, karşısında Allah'ı bulacaktır. 📌 Yetim, bir hikmete binaen yetim bırakılmıştır. O hikmeti bilelim veya bilmeyelim, biz görevimizi yapmakla yükümlüyüz. Karnını doyurmak, sırtını giydirmek, evini kurmak görevimizdir. Daha önemli görevimiz onu iyi bir insan, güzel bir mü'min olarak yetiştirmektir. Böylece hem yetim kazanır hem de onunla ilgilenenler. 📌 Peygamber aleyhisselamın
Din
Bir gönüle girmek nasiptir, Orada kalmak ise marifet 🌸
Din
💫Ebu derda( radıyallâ huanh) Eşine dedi ki. "Eğer ben sinirlenirsem beni mutlu etmeye çalış, ve eğer sen sinirlenirsen bende seni mutlu etmeye çalışırım,Eğer böyle olmazsak, Hızlı bir şekilde ayrılığa düşeriz"
Din
"NAMAZINI KILDIN MI BİTANESİ?"
*1. Sabır ve Zaman* Başlangıçta şunu belirtelim ki, istenen davranış eğilimlerine alıştırma işinde zamana, izlemeye, takibe ve sabra ihtiyaç vardır. Terbiye işine başlamadan önce ebeveynin, çocuklarına düşünme ve kendilerine emredilene uyma yollarını öğretmeleri gerektiği gibi aynı zamanda çocukları arasındaki ferdî farklılıkları daima göz önünde bulundurmaları da gerekmektedir. *2. Yönlendirmede Sebat Etmek* Aile içerisinde yönlendirmeye sebat etmek. Bundan maksat; anne babanın, çocuğu itaate alıştırmada uyumlu olmalarıdır. Ebeveynler arasında, biri namazı emrederken, diğeri *“Bunu emretmek için vakit henüz erken”* diyerek herhangi bir çelişkiye neden olmamalıdır. Bu durum, çocuktaki taklit ve itaat isteğini yok eder. Oysaki çocuğun, namaz ve itaat işini istisnasız tüm ailesinden örnek alması gerekmektedir. *3. Namazın Önemi* Müslümanın hayatında namazın önemini ve İslam’daki yerini hatırlatın ve bunu çocuğunuzun yaşı ve anlayışına uygun bir şekilde izah edin. Ayrıca abdest almayı öğretirken bir yandan da işin manevi boyutuna dikkati çekin ve *ona, abdesti Allah’ın emrettiğini, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in* ise bizlere nasıl abdest alınacağını öğrettiğini anlatın. *4. Neden Namaz Kılınır?* Çocuklarınıza niçin namaz kılındığını öğretin. *Onlara, mü’min(e) bir insanın Allah sevgisinden dolayı namaz kıldığını, kıyamet günü namaz kılanlara cennetin verileceğini, namazın dinin rükünlerinden olduğunu ve namazın iman edenlerin şiarı (işareti) olduğunu açıklayın.* *5.Örnek Olmak* *Ebeveynler* davranışlarıyla, namaza bağlılıklarıyla ve namazı âdâp ve erkânıyla zamanında kılmaya olan düşkünlükleriyle çocuklarına güzel örnek olmalıdırlar. Özellikle çocuklar 7 yaş öncesinde ailelerini izler ve taklit ederler. Kuşkusuz çocuğun önünde günlük olarak tekrarlanan bu sahne,
Din