Nazlı Süner

Nazlı Süner
@Naz_ende
Kırıldığınız yere dua sürün. Mus'ab hiçbir mükafat almadan gitti... linkedin.com/in/nazlı-süner
Ey iman edenler, Allah'ı çokça zikredin. Ahzab/41
- Bu ayetin tefsirine dair İbn-i Abbas şöyle der: “Hiçbir kimse aklını yitirmedikçe, Allah’ı zikretmeyi terk ettiği için mazur sayılamaz.” - Allah’ı çokça zikretmenin anlamı, Allah’ı asla unutmamaktır. 📍“Hâkim, İbn-i Hibban, Ebu Ya’la ve Ahmed b. Hanbel’in Ebu Said el-Hudri’den rivayetle naklettikleri bir hadis-i şerifte Rasulullah ﷺ şöyle buyuruyor: “Allah’ı zikretmeye çokça devam ediniz. Tâki insanlar size “deli” deyinceye kadar.” 📍Yine bu konuda Said b. Cübeyr şöyle der: “Zikir Allah’a itaat etmektir. Allah’a itaat etmeyen kimse isterse pek çok defa “Subhanallah” desin, “Lailaheillallah” desin, Kur’an okusun Allah’ı zikretmiş olmaz.” 📍Allah’ı zikretmek farzdır. Allah’ı zikir yalnızca dille olmaz. Müslüman hem dil hem kalp hem amel hem de niyet ve ihlâs ile Allah’a itaat etmelidir. Hayatın belirli vakitlerinde belirli sayılarla bir takım kelime ve cümleleri söyleyerek değil; gece gündüz her an tevhid ve ihlâs üzere Allah’ın buyruklarını hatırda tutarak, Allah’ın rızasına muvafık hareket etmektir. Çünkü Allah’ın rızasına göre yaşayıp, İslami hükümleri hayatta ihya etmenin karşılığı cennet ve cemal -i ilahidir.
Din
Reklam
Salih bir çocuk için
Salih bir çocuk yetiştirmek cihattır. Cihat hicrettir. Bedir‘de cihat etmektir. Uhud‘da cihat etmektir. Uhud ne ise, çocuk yetiştirmek odur. Hendek kazmak ama içine düşmemektir. Çocuk yetiştirmek onu okutmaktan, iş sahibi yapmaktan, evlendirmekten ibaret değildir. Tam aksine doğumundan ölümüne kadar süren bir cihattır. Bu cihatta karşı cephede şeytan var, nefisler var, şeytanın hizmetkârları var. Savaş taktiktir. Bir ileri bir geri de olabilir. Bir iki kayıp nihai sonuç olmadığı gibi, bir iki kazanç da nihai zafer değildir. Taraflardan bıkan veya ihmalkâr olan kaybedecektir. Son kurşuna ve son nefese kadar yılmak yok, üşenmek yok. Evet, düşman hem güçlü hem çok deneyimli... İlk insandan beri savaşıyor. Destekçisi de çok. Biz yalnız değiliz. Bizi cepheye süren Allah‘ımız var. Bize destek için gönderdiği melekler var. Yalnız değiliz. Bıkmak yok usanmak yok. Körü körüne savaşmak da yok. Bizden önceki mücahitlerin tecrübelerini kullanmak zorundayız. Ne ilk yenilgide yılmak var ne de erken bir zafer için acele sevinmek! Bedir‘i kazansan da Uhud var. Uhud‘dan tırmansan Hendek var... Fethedilecek Mekke var... İmtihandır bu. Cephenin önü de ardı da imtihandır. Küçük bir dalgınlık hezimet olur. Zafere kadar devam! "Ey mutmain nefis, Rabbi‘ne dön!" çağrısına kadar ne yılmak var ne de çekilmek... *** Salih bir çocuk için: Nasibine düşene razı ol. En güzel çocuk, en ideal çocuk senin çocuğundur. Hiçbir çocuk diğeri ile ölçülmez. Senin cephen odur. Kendi cephendeki şartları başka cephelerle sakın ölçme. İlk tuzağa düşmüş olursun. Senin çocuğunun başka bir çocuğa göre şu veya bu yeteneği eksik görülebilir. Mühim olan sonuçtur. Ne kölelik "Bilal" olmaya engeldir ne de Kureyş‘ten olmak "cehennem kütüğü" olmaktan kurtarır. İmtihanına bak, onun bunun çocuğuna
Din
SEN DEĞİŞİRSEN ÇOCUĞUN DA DEĞİŞİR
💦 *Babaların Evlatları İle Zaman Geçirmesinin Önemi* Kaynak: muslimvillage.com Yayınlanan yer:Suffagah (Evladıyla Daha İyi Vakit Geçirmek İsteyen Babalara 13 Öneri) Humeyra S. Aladag tarafından hazırlanan bir yazıdan küçük bir kesittir. ✍️ 💦 Baba ve evladın beraber zaman geçirmesi yalnızca çocuk için değil, her ikisi içinde vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Çocukların, babaları tarafından sevildiklerini ve umursandıklarını hissetmeye ihtiyaçları vardır. Ve babaların da çocuklarıyla olan ilişkiyi ihmal etmeyerek aralarındaki duygusal bağın kopmasına engel olması gerekir. 🕖🕙Çocuğunuz sizin her zaman onun yanında olduğunu hissetmeli. Elbette ki 7/24 birlikte vakit geçirmeyi kast etmiyoruz. Çocuğunuz için ulaşılabilir olmanızı kastediyoruz. 💦Ne zaman bir sıkıntısı ya da derdi olsa gelip size anlatabileceğini bilmeli, size anlatmaya niyetlendiğinde çekinmemeli. Eğer siz, o size bir şeyler anlatmak istediğinde vakit ayırmazsanız, yahut da ona, ”Bana güvenebilirsin, her şeyini korkmadan anlatabilirsin” güvenini veremezseniz muhakkak dinleyecek başka birileri olacaktır. Ve bu başka birileri her zaman iyi niyetli insanlar olmayabilir… 🕖🕙 Çocuğunuza ”Benimle herşeyi paylaşabilirsin” güvenini vermenin yolu da onunla beraber vakit geçirmekten geçiyor. Ki zaten onunla düzenli olarak vakit geçirirseniz duygusal değişimlerinin farkında olursunuz. Yolunda gitmeyen birşeyler olduğunu anlar, o anlatmasa bile sorabilir, ondaki ruhsal değişimin farkında olduğunu ona hissettirebilirsiniz. Ama zaten yalnızca okulda yaptığı resmi size gösterdiğinden yarım ağız bir ”Çok güzel olmuş yavrum, şimdi biraz çekil şu televizyonun önünden” diyecek kadar vakit ayırıyorsanız çocuğunuza, ondaki duygusal değişimleri fark edemeyeceksiniz. Ve yavrunuz yaptığı o resmi gösterecek, yaparken neler
Din
GERÇEKTEN AİLE MİYİZ?
İletişim kişiye değil kişiyle yapılır. Yani karşılıklıdır. Kısa ve öz olarak iletişimi; ”anlamak ve anlaşılmak” olarak tanımlayabiliriz. Anlamak, anlaşılmaktan önce gelir. Çünkü anlayamadığımız birisi tarafından anlaşılmış olmayı bekleyemeyiz. Anlamak ise “dinlemeyi” ön plana çıkarır. Ancak dinleyenler anlayabilirler. Ama nasıl dinleyenler? Dinler gibi yapanlar değil. Göz, kulak ve gönül birlikteliği içerisinde dinleyebilenler. Cevap vermek için değil; anlamak, dert ortağı olmak ve çözüm üretmek için dinlemek. İşte bu tarz bir dinleme de karşındakinin ruhunu, kendi ruhunla ağırlamayı gerektirir. Bir de bu tür bir dinleme, eşler ve aile bireyleri arasındaki bir dinleme ve anlama ise, bu aile bireyleri birbirlerine gerçekten değer veriyorlar ve birbirlerini gerçekten anlıyorlar demektir. Günümüz toplumu ise; nefis, şeytan, medya ve ahiret endişesi olmayan çevrenin etkisiyle çok kazanmak, çok harcamak, teknolojik aletlerin en son versiyonunu kullanmak, çok tatil yapmak, geniş evler, lüks arabalar, tatil köyleri veya yazlıklar vb. sınırsız istek ve arzular neticesinde “dünyevileşme” katsayısını sürekli yükseltmiştir. Bu dünyevileşmenin sonucunda, aile bireyleri de çalışmak ve kazanmak adına birbirlerinin yüzünü göremediği, akşamları her bireyin kendi sanal (teknolojik) dünyasında yaşadığı ve haftada sadece bir gün kahvaltı sofrasında buluşabilen bireyler haline gelmiş oldu. Hasbelkader evde bir araya gelen aile bireyleri de bu zamanlarını teknolojiye kurban olarak verdiler. Birbirlerinin örtüleri, cennet ve sükunet sebebi olacak eşler arasına teknoloji; bir engel, set veya kuma gibi giriverdi. Aynı çatı altında ama ayrı odalarda ve kendi sanal âlemlerinde bir aile profili ortaya çıkmış oldu. Hani şöyle bir söz var; “En uzak mesafe ne Hindistan ne de Çin’dir. En uzak
Din
"NESİL YETİŞTİREN KADIN"
Çocuklarımıza öncelikle Resul sevgisini ve daha sonra da sahabe ve ehli beyt sevgisini aşılamamız onların ilerleyen yaşlarında Resulullah'ı sallallâhu aleyhi vesellem örnek edinmelerine, sahabeyi taklit etmelerini sağlayacaktır. İster istemez kendisine Resulullah'ı örnek edinen, sahabiyi taklit eden bir neslin doğru yoldan sapması söz konusu olmayacaktır. Resulullah sallallâhu aleyhi vesellem bir çok hadislerinde özellikle kendisini sevmemizi direkt olarak imana bağlamıştır. İmanın en önemli alametlerinden bir tanesi Resulullah’ı sevmektir. Bu sevgi öyle olmalıdır ki, mü'min bir fert Resulullah'ı kendi nefsinden ve hatta ebeveyninden daha çok sevmelidir. Bu sevgi kuru bir söylemden, boş bir iddiadan uzak, bütün sevgilerin üzerinde bir sevgi olmalıdır. Enes'in radıyallâhu anh rivayet ettiği bir hadiste Resulullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmaktadır: •"Sizden biri, beni, babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz." Yine Enes b. Malik'ten radıyallâhu anh rivayet edilen bir hadiste Resulullah sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmaktadır: "Uç haslet vardır. Bunlar kimde varsa imanın tadını duyar: •Allah ve Resûlünü bu ikisi dışında kalan her şeyden ve herkesten daha çok sevmek, bir kulu sırf Allah rizası için sevmek, Allah, imansızlıktan kurtarıp İslâm'ı nasib ettikten sonra tekrar küfre düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak."
Din
Reklam