Nazlı Süner

Nazlı Süner
@Naz_ende
Kırıldığınız yere dua sürün. Mus'ab hiçbir mükafat almadan gitti... linkedin.com/in/nazlı-süner
çocuk ve oyun
Çocuk ne kadar tabii büyürse, fıtratından uzaklaşmadan, doğal bir ortamda büyürse o çocuğun fıtri bir inanç olan İslam’a uyumlu yaşaması da o kadar kolay olur. Çocuğun en tabii, en fıtri ihtiyaçların-dan biri oyundur, eğlencedir. Çocuklarımızın belli yaşa kadar oynamaları, eğlenmeleri dinimizin kesinlikle yasaklamadığı, bilakis teşvik ettiği teminat altına aldığı şeylerdendir. Nasıl oyun ve çocuğu biz ayrı ayrı şeyler düşünebiliriz ki, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin mescidinde, O’nun gözleri önünde ashab-ı kiramın çocukları oyun oynadılar. Cebrail aleyhisselamın geldiği, meleklerin hazır bulunduğu bir mescitte, vahyi indiği mescide oyun oynayan çocuk… Evet, sevgili peygamberimiz aleyhissalatu vesselam, camilerde namaz esnasında çocukların huzursuzluk yapmasına karşı ikazda bulunmuştur. Ama bu ikaz çocuklara ve çocukların oyun oynamalarına değildir. Camilerin, mescitlerin mehabetini, ibadet huzurunu korumak zorunda olan büyükleredir bu ikaz. Bu da çocuklarınızı camilere yaklaştırmayın, çocuklar camilerde bulunmasın şeklinde değildir. İbadet esnasında, namaz esnasında çocuklarımıza sahip olun anlamındadır. Çocuk ve oyun tabii bir ortamda, fıtratın hükümran olduğu bir ortamda kesinlikle iki şey değildir. Çocuk ve oyun tek şeydir, oyunsuz çocuk doğal büyümüş çocuk değildir. Bu nedenle dini bir hüküm olarak oyunla çocuklarımızın arasının açıl-maması gerektiğini, çocuklarımızın oyuna doymaları gerektiğini, en azından belli bir yaşa kadar oyun-la büyümeleri gerektiğini bilelim. Ama 5 yaşında bir çocuğun oyun ihtiyacıyla 14 yaşında 15 yaşında bir çocuğun oyun ihtiyacı elbette aynı değil. Yaşı ilerledikçe, yeni yeni eğitim sorumlulukların çocuğun omzuna bindirildikçe oyun kendiliğinden azalacaktır zaten. Ama reşid oluncaya kadar yani 15-16 yaşlarına
Din
Reklam
BU DÜNYA FANİ İSE; YOLU DA YOLDAŞI DA BAKİ OLMALI
*Düğün günlerinde def çalmanın şartları:* Defin sadece tek tarafına deri gerilmiş olmalı, davul gibi çift taraflı olmamalıdır. Zira davul bir müzik aletidir ve bütün müzik aletleri haram kılınmıştır. 1-Şarkı, şehvete iten düşük sözler gibi haram unsurlar bulunmamalıdır. 2-Kadınların sesinin erkeklere ulaşacak şekilde yükselmesi gibi fitne unsurları bulunmamalıdır. 3-Hoparlör gibi şeylerle ses yükseltilerek hiç kimseye eziyet verilmemelidir. İbn Useymin 📚Hanımlar için 1000 Fetva. *Gelinlikte şart olanlar:* — Kadının düğün gecesinde kadınlara mahsus gelinlik gibi elbise giymesi şu şartlarda caizdir: — Tesettürü sağlamalıdır. — Erkek elbisesine benzememelidir. — Kâfir kadınların elbiselerine benzememelidir. #Ekbilgi: Mesela beyaz gelinlik âdeti kâfirlerden geçmiştir. Aynı şekilde zamanımızda yaygın çirkinliklerden birisi de gelinin erkeklerinde görebileceği yerde bulunması.. Bunlar haramdır. 📚Hanımlar için 1000 Fetva *KADIN VE DÜĞÜN* ✔️Kameraya düğün görüntülerinin çekilmesine ve bu görüntülerin herkese gösterilmesine akıl sahibi bir mümin razı olmaz. Bu caiz değildir. Fasık gözler bundan faydalanır. ✔️Damadın fotoğrafçı ile beraber kadınların yanına girmesi caiz değildir.
Din
ÇOCUK VE KURAN
Çocuklarımızın Kur’an’la buluşması ve Kur’an’ın gölgesinde, himayesinde bir hayat yaşamaları, anneler babalar, muallimler, eğitimciler olarak birinci dereceden sorumluluğumuz olan işler arasındadır. Çocuklarımız kesinlikle Kur’an’lı bir hayat yaşamalıdırlar. Kesinlikle çocuklarımıza Kur’an’ı vermeliyiz. Fakat bu Kur’an’lı hayat çocuklarımıza Kur’an’ı verme, bizim onlara ne kadar Kur’an vermemizi, ne zaman Kur’an vermeye başlamamızı da bilmemizi gerektiriyor. Çocuklarımızı üç yaşından itibaren Kur’an alabilirler. Beş yaşından itibaren Kur’an’ın bütününü ezberlemeye hazır da olabilirler. Bir çocuk on yaşına gelmeden Kur’an’ın bütününü bir oturuşta ezber okuyacak halde olabilir. Özellikle vurgulayarak, üstüne basa basa söylüyorum: On yaşından önce Kur’an’ı ezberleyecek çocuk oranı milyonda birdir diyebilirim. Yüzde bir de olabilir bu. Yani her yüz çocuktan bir tanesini Kur’an’ın bütününü ezberlemiş hale getirebiliriz, on yaşından önce, okula gitmeden önce. Fakat mesele sadece çocuğu hafız yapmak meselesi ise böyle yaparız. Eğer biz Kur’an’ı ezberletirken çocuğu “yürüyen Kur’an” haline getirmek istiyorsak, Kur’an’ın tavırlarına yansıdığı bir çocuk yapmak istiyorsak bu taktik yanlıştır. Çocuklarımız buluğ çağından önce hafız olabilirler, olmalıdırlar da, olmaları da gerekir, doğru. Ancak bu her yüz çocuktan birine nasip olacak bir şey değildir. Belki bin çocuktan birine nasip olur. Bunun için Kur’an ve çocuk buluşmasını kesinlikle bir merhale konusu, basamak konusu olarak ele almamız lazım. Çocuğumuz 5 yaşında, 5 dakikada bir sayfa Kur’an’ı bakarak okuyacak hale geldiyse çok ciddi bir merhale kat ettik demektir. Bu rakamı yedi yaşına kadar da çıkarabiliriz çocuğun zekasından, özel sıkıntılarından dolayı. Mesela yedi yaşında bir çocuk, beş dakikada açıp bir sahifeyi
Din
Kadına ancak asalet ve şeref sahibi kimseler değer verir.
Abdullah bin Zem’a (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hutbe yaptı ve bu hutbesinde: ‘...Sizden biri karısını köle döver gibi dövmeye yeltenir. Belki o kimse günün sonunda onunla yatacaktır...’ buyuruyordu.” Buhari: 5002, Müslim: 2855/49, Tirmizi: 3343, Darimi: 2/147, İbni Mace: 1983 Abdullah bin Zem’a (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ‘…Niçin sizden biri karısını erkek deveyi döver gibi döver acaba?! Sonra belki o kimse karısıyla sarmaş dolaş olacaktır’ buyurdu.” Buhari: 6026 Ayette geldiği gibi kadın kocasına başkaldırırsa, erkeğin önce nasihat etmesi gerekir. Eğer yapılan bu nasihat fayda vermezse yatağını ayırması gerekir. Yine düzelmezse yüzüne ve başına vurmadan hafifçe döver. Dayak başvurulması gereken en son seçenektir. Ama bir erkek hanımına yaptığı hatadan dolayı önce nasihat etse, hatasını düzeltmediği için sonra yatağını ayırsa, bunlara rağmen kadının yapmış olduğu hatadan dönmemesi pek akıl alıcı bir şey değildir. Peki, şuan günümüzdeki erkekler bunu uyguluyor mu? Maalesef hayır. Eşi bir hata yaptığında, önce dövüyor, sonra yatağını ayırıyor eğer canı isterse en sonunda nasihat ediyor. Yani ayette ki sıralamanın tam tersini yapıyor. Allah (Azze ve Celle) bütün mü’min kadınlara sabır versin.
Din