Nazlı Süner

Nazlı Süner
@Naz_ende
Kırıldığınız yere dua sürün. Mus'ab hiçbir mükafat almadan gitti... linkedin.com/in/nazlı-süner
TEKRARIN SINIRLARI
İnsanların Allaha davet edilmesinde kullandığımız üslup, en az niyetlerimiz kadar önemlidir. İyi niyetle yola çıkmak sonuç almak için yeterli olmayabilir. İyi niyet ve iyi üsluba mecburuz. Çocuklarımız ve aile fertlerimiz üzerindeki konuşma ve davranış tarzımızda bu açıdan ele alınabilir. Nice anne-babalar kaş yaparken göz çıkarmıştır. Sonra da çıkardıkları gözün bedelini, kör ettiklerine ödettiklerini zannederek ahirete gitmişlerdir. Doğru bildiğini zanneden herkesi masum göremeyiz. Doğru bildiği tekit edilmiş olan kişi hata da etse makul bir iş yapmış olabilir. İnsan olarak kendimizi mükemmel görmenin tabii gereği budur. Bilgimiz de eylemimizde bir üstün ele değmelidir. Ev içi kurallarında annelerin babalara göre daha az sözleri dinlenir olmalarının nedenlerinden biri, benzer şeyleri sürekli tekrar etmek zorunda olmalarıdır. Benzer konularda kullandıkları olumsuzluk takısı ile biten cümlelerin sayısı, genelde olumlu biten cümlelerden fazla olmaktadır. Belli bir noktadan sonra da anne yasakçı, her şeye yok diyen bir görüntüyü temsil ettiği için çocuklar anneden etkilenmemeye başlamaktadır. Allaha davet edenlerin ve insanlara nasihat edenlerin de bu üslup hatasına dikkat etmeleri gerekmektedir. Öğüdün de kıvamında olanı değerlidir, yiyeceğinden de. Kıvamında olmayan yiyeceğin hazmı zor olduğu gibi öğüt de kıvamı kollanmadığında hazmedilemez. Çok konuşmak ve çok söylemek yerine, yerinde ve kıvamında söylemek doğrudur. Her Cuma vaazında benzer şeyleri tekrar eden bir hatibin hutbesi, o minbere çıkmadan önce dinlenilmeme kararı verilmiş bir hutbedir. Bahar ne kadar güzel olursa olsun ondan doyulmaz değildir. Sonrasında kavuran yaz geldiği için bahar şendir. Kışın ardından gelen bahar tatlıdır. İnsanlara hitapta, çocuklara telkinde bu inceliğe önem verilmelidir. Bıkmaz
Din
Reklam
Saliha kadının üç vasfı vardır: Sevgi, itaat ve sadakat.💫 📌Sevgi, itaat ve sadakat'ı ibadet bilecek, kocasını bu noktalarda memnun etmeyi kendisi için en büyük cihad olarak benimseyecek eş, gerçekten saliha bir hanım ve eş olacaktır. Bilindiği gibi itaat, Allah'a isyan olmamak kaydıyla geçerlidir ve itaattir. Saliha eş, haramlar söz konuşu olduğu zaman, uygun biçim ve usullerle eşini uyarmak ve onu haramlardan uzak tutmak görevini ihmal etmeyen eştir. Öte yandan dindarlık kaygı ve düşüncesiyle bile eşinin meşru istek ve arzularına karşı gelmeyecek, hatta bunu gerçek dindarlık bilecektir. Ebu Umame (radıalahu anhuya )dedi ki: Resülullah salallahu alehi veselem) şöyle buyurdu: مَا اسْتَفَادَ الْمُؤْمِنُ بَعْدَ تَقْوَى اللَّهِ خَيْرًا لَهُ مِنْ زَوْجَةٍ صَالِحَةٍ ، إِنْ أَمَرَهَا أَطَاعَتْهُ، وَإِنْ نَظَرَ إِلَيْهَا سَرَّتْهُ، وَإِنْ أَقْسَمَ عَلَيْهَا أَبَرَّتْهُ، وَإِنْ غَابَ عَنْهَا نَصَحَتْهُ فِي نَفْسِهَا، وَمَالِهِ. "Mü'min, takvadan sonra, saliha bir eş kadar hiçbir hayır ve mutluluktan yararlanmış değildir. Saliha kadın, kocası kendisine bir şey emrettiği zaman itaat eder, yüzüne baktığında onu sevince gark eder, hakkında yemin etse, onu yerine getirir, bırakıp bir yere gidecek olsa nefsi ve malı hakkında hiç bir endişe duymaz, emin olur."💫 (İbn Mace )
Din
EVLER DARÜ'L-ERKAM, SOFRALAR SUFFA OLMALI!
Bir evden ne çıkar ki? İşte bir evden ne çıktığının en büyük cevabı Darü’l-Erkam’dır. Allah Resulü’nün (sas) muallimliğinde kurulan bu medrese, 23 yıllık risalet davasını omuzlayacak, nüve/çekirdek kadronun oluşmasına zemin olmuş, burada yetişen tabir caiz ise bu tohum nesil, koca İslam ümmetinin kökü ve temeli olmuştur. Bu evde yetişmiştir; Efendimiz’in (sas) sağının adamı olan Hz. Ebû Bekir… Varlığını ilk günden son güne kadar risalet davası uğruna vakfeden, sadakat timsali o abidevi şahsiyet… Allah Resulü’nün (sas) solunun adamı olan Hz. Ömer bu evde iman etmiş, bu evde Hatttab’ın oğlu olmaktan, Kur’an mektebinin oğlu olmaya adım atmış, Farûk lakabının sahibi olmuştur. Ümmetin Yusuf yüzlüsü ve Yusuf özlüsü Hz. Osman da bu evde pişmişti. Hayânın, edebin ve iffetin temsilcisi olarak hayâsız bir çağda yaşamak zorunda kalacak olanlara hep nasıl yaşanacağını gösterme adına… Hz. Ali bu evde yetişecekti. Risalet davasının abisi Ali, bu evde, yeri ve zamanı geldiğinde; “kalkmak için değil, ölmek için yatağıma yatacaksın” diye bir emir duyduğunda, “Lebbeyk Ya Resulullah!” deyip o emre icabet edecekti. Gün gelecek Bedir’in meydanına, gün gelecek Uhud’un eteklerine, gün gelecek Hendek’in çukurlarına, gün gelecek Hayber’in kalelerine hep “Lebbeyk” deyip atılacaktı. Bu evde yetişecekti, hanımlar âleminin sultanı olan Hz. Hatice validemiz… Bu evde yetişecekti; Yesrib’i Medine yapan, Kur’an öğretmeni Mus’ab b. Ümeyr… Bu evde yetişecekti; Habbab b. Eret, Ammar b. Yasir, Süheyb-i Rûmî ve daha niceleri… Bu evde yetişmişti; rıza makamını elde edip, kendileri Allah’tan razı, Allah’ın da onlardan razı olduğu o güzide topluluk. Bu evde yetişmişti ganimetin ya da madalyanın değil, ihlâsın ve aşkın kahramanları… Bu evde yetişmişti kolay ve ucuz zamanların değil, zor ve bedel isteyen
Din
En-Nur / 30,31
Sokaklarda yatak odası kıyafetiyle dolaşan her kadın sapıktır... Bir algı var; sapık dendiği zaman sadece akla erkek gelir.. Oysa; sokakların sapık kadınlardan da temizlenmesi lazım ki, toplum bir nebze ıslah olsun.. Çok garip geldi değil mi okuyunca "sapık kadınlar"(!) Bir erkek avret mahallini iyice belli edecek tarzda çok dar bir pantolon giyse, sapık/rezil vs. diye bağırırsın.. Ama giydiğiniz taytlardan her hattınızı belli ederken kendiniz adına neden utanmazsınız? Haa o sizin özgür yaşam tarzınız değil mi? Peki erkeklere niye yok o özgürlükten? Sen baştan aşağı avret olduğun halde, tayt giyme özgürlüğünü kendine hak biliyorsun da, erkeğin özgürlüğünü neden alıyorsun elinden?(!) Senin avretinin belli olması moda, erkeğinki sapıklık öyle mi? Otobüste/metro da bedeninin kokusunu şişeler dolusu parfüm sıkıp güzelleştirip, burunların direğini kıran ve erkeğin yanından ifil ifil geçtiğinde beyne direk şehvet hormonları uyarısı verecek kadar kokulanan bir kadın; "bana bakma" dediği gibi "beni koklamayın" da diyebilir mi? Ben, helal olduğu halde hiç çarşı pazarı göğüsleri yarıya kadar görünür tarz da gezen abi/amca görmedim. Siz gördünüz mü? Görsek "sapık" diye koşarız değil mi adamcağızın peşinden? Peki ben, domates seçerken sapık ablanın göğüslerini neden görmek zorundayım? Erkek göbekten yukarısı helal olduğu halde asla böyle gezmez/gezemezken, kadınlar göğüs avretini açıpta geziyor ve bu sapıklık olmuyor öyle mi? Bir bankta kalçasının tam altına gelecek kısalıkta şort ile oturan bir adamın yanına çocuğunuzu oturtur musunuz? Ne münasebet deli midir, sapık mıdır nedir?! Teklifim bile nasıl çirkin değil mi annesi? Peki aynı şekilde oturan, kalçasından aşağısı çıplak bir kadının giyinişi, neden seni aynı şekilde rahatsız etmiyor? Vel hasıl kelam; sokaklar da yatak
Din