Kimseye muhtaç olmayan, herkesin O'na muhtaç olduğu, dilediğini dilediği gibi yapan sadece Allah Teâlâdiŕ. Mahluk olmak muhtaç olmaktır. Haddini bilmeyenin burnu sürtülür. Kız olsun veya erkek olsun, ahlaklı olsun ahlaksız olsun, sağlıklı olsun, sakat olsun;anne baba çocuğuna muhtaçtır. Bugün değilse yarın muhtaçtır. Yaşarken muhtaç olmazsa, toprağın altında iken duasına muhtaçtır. Onun yapacağı salih amellerden gelecek sevaba muhtaçtır. Kibirli anne, kibirli baba tabii değildir. Anne babanın maddi gücü, şöhreti, sağlığı ne denli iyi olursa olsun, fani dünyanın sabit bir şeyi yoktur;bugün olan yarın yok olmaya adaydir.
En başta, çocuğun yaratılmasını gereksiz görmek, aile düzeninde çocuğun yerini küçümsemek çizgi dışı bir anlayıştır. İnsani değildir.
Çocuk sayısını, günübirlik anlayışlarla sınırlamak hatadir. Az çocuğu yeterli görmek, az çocuğun hakkının daha iyi verilebileceğini hayal etmek hatadir.
Çocuğun fiziki yapısına, çocukluk tavırlarına bakarak, onun hakkında nihai kararlar vermek, onun geleceğini kapkara görmek yanlıştır.
Çocuğun cinsiyetine göre ayrım yapmak da hatadir. Ne kız çocuğu beladir, ne de erkek çocuğu olduğu gibi hayırdır. Hangisinde hayir, hangisinde şer olduğunu sadece Allah Teâlâ bilebilir. Biz adaletle ve merhametle muamelemizden taviz veremeyiz.
Mümin, devletin sosyal güvencesinden çok, kendi çocukları üzerine yatırım yapmalı ve onlara itimat etmelidir. Allah Teâlâ'ya itimadımızın yeri elbette başkadır. O'na tevekkül eder, O'ndan bekleriz. Ama çocuklarımızı, bizim için dünya güzelliği ve ahiret sevabına vesile kıldığını unutmayız.