Bizim için soğuktan korumanın ilerisinde bir hedefi temsil eden evlerimiz, Allah'ın rızasını ve cennetini kazanmada camiden aşağı kalmayan bir noktada duran barınaklarımız bize emanettir. İçinde iffetimizi, ahlak ve ibadetimizi barındırdığımız evlerimizin korunması veya ihmal edilmesi, iffeimizin korunması veya ihmal edilmesi anlamına gelmektedir.
Muhtevası, emanet olan evlerin kendisi de emanettir. Evlerimizi koruyabildiğimiz kadar mukaddesatımızı korumuş olacağız. Evlerimizin, dışarıdan gelen tehditlere karşı korunmuşluğu kadar çocuklarımızın korunmuşluğundan söz etmemiz mümkündür. Medreselerden, herhangi bir kurumdan önce evimiz neslimizin yetiştirilmesini sağlayacaktır. Kiraya verilmiş, gelen geçene konak haline getirilmiş evlerin doğurduğu açığı mahalle camileri kapatamacaktır.
Evlerimizin mutfaklarına giren gıdaların sağlık açısından tahlil edilmesinin önemi ne ise evlerimizin çatısında ki antenlerin çektiği yayınların tahlili de o öneme haizdir. Mutfağa önem verip, anteni ihlal etmek önemli bir hatadır. Beyinlerin zehirlenmesi, midelerin zehirlenmesinden daha basit değildir.
Evler, anne ve babalara emanettir. Bu emanet, hesabını Allah Teâlâ'nın soracağı bir emanet olarak, bir sepet kirazın emanet edilmesiyle kıyas edilemeyecek kadar ağır bir emanettir. Ev emaneti bizim akidemizin, ibadet ve kimliğimizin en kritik muhafaza alanlarından birini ihtiva etmektedir.
İçindeki çocuklarımız ve mukaddesatımız bakımından bir an bile göz kapamaya müsait olmayan bu emaneti, kendi mülkümüzde görerek, fitnelere kiralamamız imanımız açısından tehlike oluşturmaktadır.
Emaneti başkalarına kiralayamayacağımızı idrak ettiğimiz zaman iyi bir mesafe kat etmiş olacağız.